YAZARA MAİL GÖNDER Pazar notları: Sabah güneşi

YAZARLAR

Ne mutlu o çocuklara ki dünyaya katılırken babaları ellerinden tutmuştur! Ne mutlu o çocuklara ki iç dünyalarını anneleri emzirmiştir! Ve o çocuklar ki, mahrum kardeşlerine anne, baba olmayı becerebilmişlerdir; alınlarından öpülmelidir!

***

Güç, para pul, emek, itibar, bilgi, nasihat... "İyi baba" olmanın yolu bunlardan değil, "iyi insan" olmaktan geçiyor.
***

Sır kalmış sıkıntılar, yok sayılmış acılar, tedirgin sevinçler, sevgisini korumaya almış çatık kaşlar, otoriter sorular, müşfik cevaplar... İşte benim babam!
***

Dünkü "Baba, çocuk ve zamanın dersleri" başlıklı yazım üzerine Leyla (İpekçi) bir hadis rivayetini hatırlattı: "Çocuk/oğul babanın sırrıdır."
***

Sabah güneşi ne zaman sokakları, bahçeleri, balkonları ışığıyla yıkamaya başlasa bize sevinç duygusunu hatırlatır.
Ne kadar az sevindiğimizi ve değer bilmezliğimizi...
***

Bir domatesim çiçeklendi, bir domatesim meyve verip kızarmaya başladı. Artık balkondan içeri girmek, evden dışarı çıkmak istemiyorum.
***

"İmparatorluk" ve "Çokluk" gibi çarpıcı tezler taşıyan kitapların ortak yazarı post-marksist düşünür Antonio Negri'nin küresel kapitalizmin ekonomik-sosyal yapısı üzerine düşüncelerine ilgisiz kalmak imkânsız. Fakat ne zaman Negri'nin insanların ahlaksal doğruları ve mutluluğu üzerine yazdıklarını okusam dudaklarıma hüzünlü bir tebessüm yerleşiyor. İşte bir örnek: "Zamanı kavramalı, onu sorumlulukla doldurmalı" diyor Negri. Rutinin, yorgunluğun, boş hiddet ve depresyonlarımızın "hayatın etik anlamını kaybetmemize yol açtığını" söylüyor. Fakat o "etik" neye dayanıyor, bir türlü anlatamıyor. İnancı reddediyor ama inanan gibi davranmayı öneriyor. Oysa bu "boşluk" kendini aldatarak dolmaz.
***

Antonio Negri "hem seküler hem de Aziz Françesko gibi" olmayı öneriyor. İmkânsız bir şey. Uzlaşmaz karşıtlık. Aziz Françesko kuşlarla, ağaçlarla konuşurdu. Seküler hayat dediğimiz şey bu türden şeylerin saçmalık olduğu inancı üzerine kurulur.
İçimden demek istiyorum ki, "Kardeşim Antonio inat ve ısrarla seküler kalmak için kendini kandırabilirsin ama bizi rahat bırak!"
***

Sadece paraları ve eşyaları değil, her şeyi sayıyoruz; sevinçlerimizi, acılarımızı, sevdiklerimizi, sevmediklerimizi... Hepsini sayıp çokluğuna göre değerlendiriyoruz. Ve saydıklarımız çoğaldıkça, azalıyor hayatımız.
***

Aşk, beraberliklere benzemez. Çünkü aşkın bir "gelecek zamanı" yoktur. Gelecek geldiğinde de aşk yoktur.
***

Bir tavsiye... Bugün Babalar Günü ya, oturun 2010 yapımı o zamanında değerini bilemediğimiz derin ve içli film Biutiful'u bir daha izleyin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.