YAZARA MAİL GÖNDER Sürünüyorlar!

YAZARLAR

Kendimizi kandırmayalım, derim...
CHP'nin toparlanıp kendine gelmesi; haydi son zamanlarda pek gözde olan deyimle söyleyeyim; "milli bir duruş" kazanması için artık çok geç.
Gözümüzün önünde CHP örgütünü "alıp kaçanlar", seçmenini de baştan kurguladılar.
İki gündür Baykal'ın sözleri üzerinden yapılan yorumlar bu gerçeği ıskalıyor.
Baykal'ın çıkışı Türkiye için çok anlamlı, çok değerlidir. AK Parti ve MHP seçmeni bunu gördü ve hararetle alkışladı.
Ama eğriye eğri, doğruya doğru...
CHP örgütü ve seçmeninde Baykal'ın çıkışının pek etkisi olmadı. Olmaz da...
Çünkü 2013'ten bu yana tarla itinayla sürüldü.
Seçmenin kafası dönüştürüldü.
Cumhurbaşkanlığı seçiminden bu yana seçim manevralarını hatırlayın; öyle bir seçmen ki, kime oy ver dense, veriyor. Dün yanlış bildiğini, bugün onaylıyor.

***

Dün parti çalışmalarında yıllanmış iki arkadaşıma sordum.
Ağzımdan Baykal ismi çıktığı anda, hiç abartmıyorum, karınları ağrıyormuş gibi bir süre kıvranıp durdular.
Yüzleri buruştu. Dilleri tutuldu.
Sonra ağızlarındaki baklayı çıkardılar: "Artık bir hatıra Baykal! Kaldı ki, Suriye üzerine sözlerinin kitlemiz gözünde karşılığı kalmadı."
Bir ipucu vereyim, siz gerisini öyle düşünün; bu kişiler üstelik birkaç aydır örtülü biçimde Kılıçdaroğlu ekibine muhalefet ediyorlar.
***

CHP tarlası nasıl sürüldü?
Doğan medyası ve ittifaklarının Erdoğan ve partisine muhalefet edişindeki "tilkilikler" hep dikkatimizi çekti de, CHP'nin seçmen kitlesini nasıl dizayn ettiklerini çoğu zaman gözden kaçırdık.
Oysa bugün tıpkı örgüt gibi CHP'nin seçmen kitlesi de HDP'lileşmenin eşiğine gelmişse...
Bu medya sayesindedir.
Bir noktayı unutuyoruz...
Doğru! AK Parti seçmeni her seferinde medyayı umursamadan, toplumun kılcal iletişim yollarıyla hareket etti.
Fakat CHP kitlesi farklıdır.
CHP kitlesi medyasına bakar ve bakarken büyülenir.
Basit "life style" röportajlarından bile siyaset çıkartır; yorumlarla kendini şekillendirir.
***

Tam bunları yazmaya oturduğumda... CHP'li ve Egeli eski bir arkadaşımın Ankara'daki terör katliamının ardından attığı tviti gördüm.
Beynim bir elektrik devresi olsaydı, bu satırları okuyunca alev alır, yanardı.
Zamanında "sevecen, insancıl" biri olarak tanıdığım bu kişi aklı sıra kara mizah yapmaya kalkışmıştı ve "Niran Ünsal, Deniz Baykal ve Şafak Sezer'i aynı tv programında patlamayı değerlendirmeye" çağırmıştı.
Şimdi söyleyin bana...
Yerlerde sürünen ruhları ayağa kaldırmak kolay mı sanıyorsunuz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.