YAZARA MAİL GÖNDER Dünya, Avrupa, terör... Birkaç dipnot!

YAZARLAR

1- ABD'nin Obama ile birlikte eski müdahaleci politikalarından vazgeçip "bekle, gör" politikasında ısrar ettiği iddiası yanlıştır, aldatıcıdır.
Müdahale var, müdahale var. ABD "tembel" veya "çekingen" bir politika izlemiyor. Böyle düşünenler ABD'nin Arap Baharı'ndan bu yana dünyayı nasıl sabırla ve ince ince biçimlendirmeye başladığı gerçeği gözden kaçıyor.
Bizim yorumcular ve karar vericiler bu iddiayı seslendirmeye artık son vermeliler. Suriye krizi başladığından bu yana ABD'nin pasif kaldığına inanarak hem kendilerini hem de kamuoyunu aldattılar.
Pasif kalmakla pasif görünmek başka şeyler. Kabul etmek gerekir ki, ikincisi iyi taktik.
ABD'nin İran'a dair diplomatik ve ekonomik hamlelerinden sonra hâlâ "pasif ABD" tezinde ısrar eden varsa, onu kendi haline bırakmalı!
2- Terörü sadece sosyal dinamiklerine bakarak analiz edip gerisini dehşetle izlemek kabul edilemez.
Neden? Çünkü terör artık toplumların zihninin yeniden biçimlendirilmesinde etkili bir araç olarak kullanılıyor. Uluslararası teröre gelince, kimse bana üç beş terörist ve marjinal örgütten bahsedip durmasın!
Bugün DAEŞ terörü bütün Avrupa'nın zihnini altüst edecek noktaya doğru ilerliyorsa, durup daha derin düşünmek zorundayız.
Hatırlayın, 11 Eylül sonrası neoconlar Avrupalı müttefiklerini İslam'a bakış noktasında ortak ve sert bir tutum almaya zorlamış fakat başarılı olamamıştı. Şimdi sınırlarını kapatan ve korkudan kaplumbağa gibi kabuğuna çekilmeye başlayan bir Avrupa var.
Bu sürdürülebilir bir durum değil. Elbet Avrupa o kabuğun altından çıkacak. Ama nasıl? İslamofobik uygulamalara hız vererek mi? İşte o zaman küresel güç merkezi (dünya sistemini yönlendirmeye çalışan neo- con çekirdek) başarıya ulaşmış olacak.
3- Daha geçen ay Münih Güvenlik Konferansı'nda konuşulan bir iki şeyi hatırlatayım. Fransa Başbakanı Valls "Kesinlikle emin olduğumuz bir şey var; önümüzdeki günlerde Avrupa büyük terör saldırılarıyla karşılaşacak."
Hatta Manuel Valls konuşmasından sonra bir grup diplomat ve uzmanla bir toplantı yapmış ve orada "dünyanın yeni bir döneme girdiğini" söylemişti.
Neymiş o dönem? Aynı konferanstan ayrılırken Rusya Başbakanı Medvedev'in gazetecilere söylediklerini hatırlatayım: "Dünya yeni bir soğuk savaşın eşiğinde."
Sakın patlayan bombalar, ölen insanlar, korkudan titreyen uluslar Medvedev'in sözünü ettiği soğuk savaşın sıcak yüzü olmasın!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.