Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Zaman gelip geçerken: İyi hissetme, iyi ol!

Hiçbir şeyi değiştirmeyeceksin, hele "hayat tarzı"na asla dokunmayacaksın, böylece çevrende ve içinde yer etmiş kötülük tohumlarına su taşıyıp duracaksın ama bir yandan da kendini iyi hissetmek isteyeceksin! Oh ne ala!.. Dalga geçiyormuş gibi yaptığıma bakmayın, olay ciddi. Bunu talep eden çok kişi var. O kadar ki, sosyal medyada bunun için açılmış "atölye"lerin ilanları çıkmaya başladı. İlanlarda "karnı tok, sırtı pek fakat içi daralan" insanlara şöyle sesleniyor: "Bize başvurun... Verimli, keyifli, hayata dokunan bir buluşma olacak!" Merak ediyorum, başvuranlara "Bu berbat hayatı sürdürürken kendinizi nasıl iyi hissedebilirsiniz ki?" diyorlar mı? Sanmıyorum. O zaman "buluşma"nın keyfi kaçar.

***
"Hayat tarzı"nın da değiştirilebilir bir şey olduğunu konuşmaya niye yanaşmıyoruz? Her "gelişme" tavsiyesi ona teğet geçiyor. En cesur, en yenilikçi insanlar bile "hayat tarzları"na dokundurtmuyor. Neden? Galiba "hayat"tan geriye bir tek "tarzı" kaldı da ondan... Ambalaj öyle güzel sarıp sarmalıyor ki, içindeki boşluğu kimse fark etmiyor.
***
Geçen gün Çengel'de tıraş oluyorum. Berberim Ahmet bir ara durup elindeki makası tezgaha bıraktı ve "Bir şey soracağım Haşmet abi" dedi. Sor, bakalım dedim. Nasılsa futbol bahsi açılır diye düşünüyorum ya, ona göre vaziyet aldım. Ama soru şöyle geldi: "Sen bilirsin abi, pozitif enerjimizi nasıl güçlendirebilir ve kendimizi nasıl iyi ve başarılı hissedebiliriz?" Meğer Ahmet de bu konulara kafayı takmış. "Önce şu pozitif kelimesini usulca yere bırak!" demek vardı ama vazgeçtim; "Pozitif enerjiyi falan boşver, iyi insan olmak için çaba göster, işini doğru düzgün yap, arkası gelir" dedim. İçi daraldığında gece yarısı caminin kilitli kapısını açtırıp namaz kıldığını bildiğim genç adamların kafalarını bu kelimeler ve sorular kurcalamaya başladıysa, oturup düşünmek gerek! Kültürel bir fırtına altındayız ve hava sakinmiş gibi yapıyoruz.
***
Kişisel takvimimin "yeni yıl"ını açtım. Zeytinlikler diyarına gittim. Kozak yaylasından geçtim. Toprağa el sürdüm. İlaç gibi geldi.
***
Yeri gelmişken, Ayvalık'tan çok sevimli, konumu mükemmel bir konaklama tavsiyesi vereyim: CavlıHane. 1885 yılında yapılmış bir konaktan butik otele dönüştürülmüş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA