YAZARA MAİL GÖNDER Portakal kokan sokaklar

YAZARLAR

Bir doğa harikası olan Göcek'te her yer çiçek, her yer yeşil. Göcek, İstanbul'da hızla kaybettiğimiz güzellikleri hatırlatıyor

Bir yıldır Göcekliyim... Ondan önce hiç bilmediğim bu küçük köy ya da mahalleyi bu denli sahiplenmemin birçok nedeni var Birincisi Göcek bir doğa harikası. Ağustos'un aşırı sıcaklarını saymazsak, bütün yıl ideal bir havası var. Nüfus az. Yaklaşık 6 bin civarında. Herkes birbirini tanıyor. Hiç araba kullanmadan çarşıya- pazara yürüyerek gidebiliyorsunuz. Her yer çiçek... Her yer yeşil... Göcek bana İstanbul'da hızla kaybettiğimiz güzellikleri hatırlatıyor. Nisan sonu küçük bir kaçamak iyi olur diyerek düştük yollara... Evimin bahçesinde yemyeşil portakalları bırakmıştık geçen ekim ayında dönerken... Bu kez bizi portakal çiçeklerinin efsane kokusu karşıladı... Nasıl bir koku anlatamam. Bütün ağaçlar bembeyaz çiçeklere boyanmış.

ÇOCUKLAR BİSİKLETE BİNİYOR
Sabah uyanır uyanmaz bahçeye çıkıyorum. Kuşlar ötüyor. Biraz ileriden bir tavuk gıdaklaması geliyor, sonra bir ineğin sesini duyuyorum. Kafamı kaldırıp önümdeki ormana bakıyorum. Bütün bu manzaraya cep telefonundan yükselen Julio Iglesias'ın buğulu sesi eşlik ediyor. Kendi kendime "Hayat belki de bu" diyorum, "kocaman şehirlerdeki kocaman hayatlarımızdan sıyrılıp, küçülmek..." Çarşıdaki Blue Monkey Cafe'de çaylarımızı yudumlarken sahibi Elif Hanım'la sohbet ediyoruz. Onlar da İstanbul'dan gidip yerleşmişler. İki çocukları var. Okulları Fethiye'de... Servisten iner inmez, sahilde arkadaşlarıyla oyunlar oynuyorlar, bisiklete biniyorlar... "Bu özgürlüğü İstanbul'da bulamazlardı" diyor. Biz yaz tatillerini o en sıcaklarda belki de biraz eziyet çekerek geçiririz. Kalabalıklar arasında ne kadar dinlenilir, vücut nasıl şarj edilir bilmiyorum. Bu nedenle kafa dinlemek isteyenlere Göcek'i tavsiye ediyorum.

Pazar keyfi


Ve tabii Göcek pazarı... Pazar günleri kuruluyor. Çevre köylerden gelen en şahane ve taze ürünler burada... Pazar o gün bir sosyal yaşam alanına dönüşüyor. İsteyen oturup çayını kahvesini içiyor, isteyen böreğini ya da gözlemesini yiyor. Ve gönül rahatlığıyla alışverişini yapıp evinin yolunu tutuyor. Burada üç tekerlekli sepetli bisikletler çok kullanılıyor. Böylelikle araba ile bağınız kalmıyor, alışverişinizi sepetinize doldurup evinize dönebiliyorsunuz. Daha ne olsun!

Keyfin adresi

D-Resort Göcek, bölgede konaklama yapabileceğiniz en iyi adreslerden biri. 103 odasıyla hizmet veren otelin Göcek'in maviliğini kucaklayan plajı ise The Breeze adlı restoran ile yan yana. Yemeğini isterseniz otelin içindeki Olive Tree'de de alabiliyorsunuz. Ve gelelim SPA'ya. 1500 metrekarelik SPA'da bakım odaları, canlandırıcı havuz, sauna, buhar odası, hamam var. Ayrıca bir fitness merkezi de var. Evet, size köy hayatından söz ederken birdenbire sıçrama yapıp lüksten söz etmeye başladım. Bunu önemsiyorum. Hem gelen turist açısından hem de istediğiniz anda istediğiniz şeylere ulaşabilme açısından. Otelin içinde bir de Gucci, Armani ürünlerinin satıldığı koca bir mağazanın bulunduğunu da belirteyim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.