Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Kelimeler kifayetsiz kaldığında ne yaparsınız?..

Bir makale okursunuz veya bir konuşma dinlersiniz...
"Ben de böyle düşünüyorum. Benim düşüncelerimi benden daha iyi ifade etmiş bunlar" diye düşünürsünüz.
Aşık olursunuz.
Duygularınız o kadar yoğundur ki, bunu anlatacak kelimeleri bulamazsınız.
Bir şarkıya ya da bir şiire sığınırsınız.
Duygularınızı mesela Orhan Veli seslendirir.
"Bilmezdim
Şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerin kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce"
Türk siyasetindeki gelişmeleri izlerken ben de bazı yazılara, bazı açıklamalara böyle takılırım.
"Ben bu kadar güzel anlatamazdım" derim.
Dün de medyada böyle metinler vardı.

Hasan Cemal'in yazısı

Mesela Hasan Cemal Milliyet'te şöyle yazmıştı:
"Bunca yıl, korkunç acılar çekildi. Bunca yıl, demokrasi ve hukukun kolu kanadı kırıldı. Bunca yıl, aş ve iş sorununun çözülmesi için kalkınma yolunda seferber edilebilecek kaynaklar silaha, dağa taşa yatırıldı.
Ve sen hâlâ kalkıp Kürt açılımına, demokratik açılıma karşı çıkabiliyorsun.
Hey sen!
Yoksa farkında değil misin?
Asıl sen bu tavrınla, Türkiye'nin temeline dinamit koyuyorsun.
Asıl bölücü sen oluyorsun.
Farkında değil misin?
Onca yıl Kürtlere Kürt değilsin diyen sensin. Onca yıl Kürtlere Kürtçe konuşmayı yasaklayan sensin. Onca yıl Kürtlerin kendi çocuklarına Kürt adı koymalarını yasaklayan sensin. Onca yıl Kürtçe şarkı, türkü çalınıp söylenmesini yasaklayan sensin. Onca yıl sarı, kırmızı, yeşil renkleri bile yasaklayan sensin. Onca yıl Kürt sözcüğünü, Kürdistan sözcüğünü telâffuz edeni hapse atan sensin.
... Diyarbakır Askeri Cezaevi gibi işkencehaneler kurduğun için, faili meçhul cinayet işleyen çeteler kurduğun için, korkunç hukuk boşluklarında Sususrluk'lar, Ergenekon'lar yarattığın için, hukuku askıya alıp insan haklarının canına okuduğun için, bütün bunları yaptığın için dağa ittin insanları...
Bütün bunları yaptığın için Kürtler dağa çıkan insanlara sempati duydu, onların arkasında durdu.
Bu yüzden bitmedi PKK... Liderini, Öcalan'ı yakaladın, yargıladın, İmralı'ya koydun ama o da bitmedi.
Hey sen, asıl bölücü sensin!"

Osman Can'ın istifa gerekçesi

Dün gazetelerde Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) üyeliğinden istifa eden Anayasa Mahkemesi Raportörü Osman Can'ın neden istifa ettiğini anlatan gerekçesi de düşüncelerime ışık tutuyordu:
-... (YARSAV) demokrasi ve özgürlük ekseninde hukuksal duruşunu bozmayan yargıç veya savcılara karşı yürütülen linç kampanyalarına ise destek verdi veya sessiz kaldı. Avrupa Birliği 2009 ilerleme raporunda da "kritik davalarda yargıyı etkilemeye teşebbüs eden" bir örgüt olarak tanımlanan YARSAV bu misyonu kararlılıkla ve açıklıkla üstlendi; üzüntüyle belirtmek gerekirse, demokrasi ve özgürlüğü eksen alan yargıçlar ve savcılar için savunulabilecek bir yapı olmaktan uzaklaştı. Yazmaktan ve duyurmaktan hiçbir şekilde hazzetmediğim bu gerekçelerle derneğinizden istifa ediyorum.
Dün Şahin Alpay'ın Zaman'daki "Muhalefet muhalefeti baltalıyor" başlıklı yazısındaki şu bölüm de benim düşüncelerimi yansıtıyordu:
-Netice itibarıyla ne yazık ki Türkiye'de, iktidarın yanlışlarının gündemin geri planına düşmesine yol açan, icraatının doğru dürüst eleştirilmesini engelleyen, dolayısıyla demokrasinin iyi işlemesi açısından vazgeçilmez olan muhalefet kurumunu katleden türden "muhalefet"ler var. Buna karşı yegane tesellimiz, bu hususun halk tarafından giderek daha iyi anlaşılıyor olduğuna dair umudumuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA