YAZARA MAİL GÖNDER Sokak eylemleri bitmeden siyasi akıl devreye giremez

YAZARLAR

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın Gezi Parkı merkezli eylemlere ilişkin olarak yaptığı açıklamaya ve zarar- ziyan bilançosuna kulak verdiniz mi?
"- Kendiniz birtakım taleplerde bulunurken, başkasının hayatını, hürriyetlerini kısıtlayıcı, endişe verici, korkuya dayalı hiçbir şey yapamazsınız. Yani vandalizmi ortaya çıkartamazsınız, eylemlere giremezsiniz.
- Medeni insana yakışan, İstanbul'da yaşayan bir insana yakışan bir İstanbullu gibi davranmaktır. Yoksa kalkıp belediyemizin 99 aracını yakarak, yine halk otobüslerimizin 19 aracını yakarak, 16 itfaiye aracımızı yakarak getirdikleri olay bizi düşündürmekte."

Haklılıklar görülemez
Özel yaşamlarına müdahale edildiği endişesi ile sokaklara dökülen, tencere tava çalan, kol kola girerek yürüyen endişeli ve öfkeli kentlilerin, bu bilançoyu bilmelerinde sayılamayacak kadar çok yarar var.
Eğer bazı yanları ile haklı görülebilecek öfkenizi ve tepkinizi birileri vandalizme dayanak kılarlarsa, olay ak ve kara tercihine oturur.
Özeleştiri yapmaları gerekenler "Nerede hata yaptık ki kitleler bir anda sokağa döküldü" sorusuna cevap aramak yerine "Gördünüz ya bunlar istikrarı ve demokrasiyi şiddet kullanarak tehdit ediyorlar" söylemlerini tercih ederler.
Bağdat Caddesi'nde, Nişantaşı'nda, Etiler'de yürüyerek tepkilerini sokağa döken ve "Yeni Türkiye"yi temsil ettikleri söylenilen insanlar, gerçekten Boğaz köprülerine, Kanal Projesi'ne, yeni havaalanına karşı oldukları için mi öfkeliler?

Hepsi aynı safta mı?
Durum çok açık ortada...
Özel yaşam alanlarının tehdit altında bulunduğunu düşünen öfkeli ve endişeli kentlilerin sokak eylemleri sona ermeden, gerçek düşüncelerine pek kulak verilmeyecektir.
Onlar da, otobüsleri yakan, dükkânları tahrip eden, molotof kokteyli atan, demokrasinin ve istikrarın düşmanı vandallarla aynı safta görüleceklerdir.
Sert üslubundan ötürü eleştirilen Başbakan Erdoğan'ın üslubu ve dolayısıyla devletin de üslubu daha sertleşecektir.
İç ve dış komplolara dayalı teoriler daha fazla yoğunluk kazanacak, "Vandalizm"in arkasındaki figürlerin aranmasına dönük kriminal çalışmalar tırmanacaktır.

Akıl devre dışı
Öfkeli kitlelere laf anlatmak tabii ki kolay değildir.
Ama bu öfkeleri köpürten ve sokak eylemlerinin sözcüsü konumunu benimseyen medya sermayesinin ve kadrolarının bir durum muhakemesi yapmaları zamanı gelmiştir.
Geçmişte demokrasiyi askeri darbelere çanak tutarak sabote eden kadroların, bugün de yakılan otobüslerin alevlerinden demokratik katılım örnekleri üretmeleri, gerçekten garip kaçıyor.
Sokaklardaki eylemler, tencere-tava kakofonisi sona ermeden siyasi aklın devreye girmesi pek mümkün değildir. Kitle gazeteleri fraksiyon organları gibi yayın yaptıkları sürece de, eylemcilerin aklın çizgisine girmeleri pek mümkün değildir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.