Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hadi canım sen de!
İslam'la demokrasiyi birlikte yaşatmak çok zormuş.
"Al lafı, koy rafa" derler ya...
Eğer demokrasi dediğimiz şey bir Hıristiyan kurumu ise demek ki İsa'dan önce de antik Yunan'da Hıristiyanlık varmış.
- Acaba Budizm'le veya Şinto inancıyla demokrasiyi birlikte yaşatmak da mı zordur?
- Atarsınız iki tane atom bombasını Japonlar da demokrat olur,
diyerek mi cevap verilir bu soruya?
Peki... Model aldığımız ama bir türlü tam uyamadığımız Hıristiyan Batı başka ne tür siyasal düşünceler üretip bize ihraç etmiş?
Bizdeki bazılarının yazılarını okuyup konuşmalarını dinlerseniz "İslamofobi" bir Türk siyasal düşünce akımı değil mi?

İhraç ürünlerimiz
Acaba "Faşizm"i veya "Militarizm"i de mi biz üretip Hıristiyan Batı'ya ihraç ettik?
Kafa taslarımızı ölçüp Türk budununun kökenlerini ararken, acaba Hitler Almanya'sı bizi taklit etmeye mi çalışıyordu?
İlkokul müfredat programlarına "Vatanı sevmekle Mussolini'yi sevmek aynı şeydir" maddesini koyan 1920'lerin İtalya'sı, Göktürklerden mi esinlenmişti acaba?

Orhan Pamuk'un endişesi

Ya da şöyle bakalım olaya.
Adnan Menderes "Siyasal İslam"ı laik demokrasinin karşısına çıkardığı için mi devrilip idam edildi?
İki kez darbe ile devrilen Süleyman Demirel acaba şeriat devleti mi istiyordu?
Tahrir'e bakıp Taksim'i görenler Nobel aldığı için Orhan Pamuk'u manşetlerle hedef gösterirlerken, acaba hangi meydana bakıyorlardı?
Gerçekten merak etmiyor musunuz?
- Acaba Orhan Pamuk manşetten hedef gösterildiği için Türkiye'ye gelemezken mi çok endişeliydi, yoksa şimdi mi daha endişeli? Boğaz Köprüsü'ne, yeni hava limanına, Kanal Projesi'ne karşı çıkanlar, laik endişeler mi taşıyorlar? Turgut Özal'ın başlattığı özelleştirmeleri Danıştay'da iptal ettirenler, özelleştirmeyi bir "Sünni İslam" komplosu olarak mı görüyorlardı acaba?
Böyle kuşkular hiç tükenmez ki zihinlerimizde.

İslam yerine çoğulcu
Tayyip Erdoğan bir Boğaz lokantasında yan masalara kadeh kaldırsa bütün endişeler sıfırlanır mı acaba?
Aynı anda Gazze'ye dönük tutumundan da vazgeçtiğini açıklasa, galiba "Dış endişeler" de azalabilir.
Aslında her sorunun bir çözümü vardır.
"İslam" kelimesini çıkartıp onun yerine "Çoğulcu"yu getirirsiniz.
Taksim de, Tahrir de bir anda sorun olmaktan çıkarlar.
Sonra da oturup Kürdilihicazkâr'dan söylemeye başlarsınız...
"Öyle dudak büküp hor gözle bakma / Bırak küçük dağlar yerinde dursun / Çoktan unuturdum ben seni çoktan / Ah bu şarkıların gözü kör olsun"
Bu sırada "Ah bu şarkıların gözü kör olsun"un yerine "Ah bu 28 Şubat'ın gözü kör olsun"u da koyabilirsiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER