YAZARA MAİL GÖNDER Galiba şimdi de Türk basınının geçiş dönemi yaşanıyor

YAZARLAR

Türkiye'de basının özgür olup olmadığı, ucu açık bir tartışma konusu olarak yıllardır gündemimizde.
Gelişmiş Batı demokrasilerindeki basının yapısı ile Türk basınının yapısı arasındaki farklar hesaba alınmadan "Basın özgürlüğü" kavramını evrensel ölçülerde değerlendirmek, bizi yanlışlara yönlendirebilir.
Gerek Amerika'nın "Fonksiyonel gazeteciliği"nde gerekse Batı Avrupa'nın sınıfsal kökenli "İdeolojik gazeteciliği"nde gazete sahibinin çıkarlarını kollayıp gözetmek, çalışanlar için öncelikli bir mesele değildir.
Korunan şey gazetenin güvenilirliği, çizgisinin sapmamasıdır. "Watergate"i açığa çıkartan Washington Post'un sahibi Katherine Graham, Beyaz Saray tarafından boykot edilmesine hiç aldırmamıştır mesela...

The Times'ın protestosu

Tiraj ve reklam gelirleri, gazete yönetimlerinin her zaman en önemi meseleleridir. Ama gazete sahibinin basın dışı işleri ve devletle parasal ilişkileri gibi bir sorun, yazı işlerini endişelendirmez.
Daha da ötesi mesela Murdoch'un Çin'de yapacağı yatırımlar etkilenmesin diyerek eski Hong Kong Valisi Patten'in kitabını satın alıp sansürlemesini, sahibi olduğu "The Times"ın yazı işleri bir bildiriyle kınamış ve bu bildiri gazetede yayınlanmıştır.
Amerikan basınında gazeteler değişik dönemlerde farklı siyasi eğilimlere ve başkan adaylarına destek verebilirler. Üstelik bunu deklare de edebilirler. Batı Avrupa basınında ise sol çizgi izleyen bir gazetenin, muhafazakâr bir partiyi desteklemesi veya tersi pek mümkün değildir.

Devlet gazeteciliği

Bize gelince... Osmanlı'da devletin yayın hayatına soktuğu gazetecilik, Cumhuriyet'in Tek Parti döneminde doğrudan "Devlet gazeteciliği"ne dönüşmüştür. Gazete sahipleri milletvekili yapılmış, muhalif gazeteler ise çeşitli dönemlerde çeşitli gerekçeler üretilerek kapatılmıştır.
Bizim mesleğin büyük isimlerinden Ahmet Emin Yalman'a, Hüseyin Cahit Yalçın'a gazetecilik ve yazarlık yıllarca yasaklanmıştı. Daha sonra Atatürk'ün izni ile yeniden gazeteciliğe başlayan Ahmet Emin'in gazetesi, Atatürk'ün vefat etmeden "Atatürk hasta" diye haber yaptığı için üç ay kapatılmıştır. Çok partiye geçişin ilk yılları, sonrası ve askeri geçiş dönemlerinde basın özgürlüğü pek söz konusu değildir. Zaten ceza yasaları ile de farklı düşünmek dört duvar arasına sokulmuştur.

Medya karteli bile kuruldu
Özellikle 1980 sonrasında ise Türk basınının sermaye yapısı değişmiş, geleneksel basın patronları sahadan çekilmişlerdir... Bu yapı değişikliği 28 Şubat post-modern darbesinde "Medya karteli"nin kurulmasına, bunların mesela Akşam gazetesinin dağıtımını durdurarak batırmalarına, rejimin tehdidi olarak görülen yazarların susturulmalarına ve işsizliğe mahkûm edilmelerine kadar dayanmıştır.
Muhalefet eden "Yeni Şafak" gazetesinin sahipleri ise çocukları ile gözaltına alınmışlar, işkence görmüşlerdir. Ankara gazeteciliği "Genelkurmay'ın ışıkları yanıyor mu" sorusuna cevap arayarak yılları geçirmiştir.
İçinde bulunduğumuz dönem bu geçmişin tüm izlerini taşımakta.
Devletle ve iktidarla arayı açmamak, sahiplerinin basın dışı işleri ve devletle çıkar ilişkileri olmayan gazeteler ve gazeteciler için bir mesele değildir. Bunların manşetlerinde ve köşe yazılarında Başbakan'a hakaret edildiği bile görülür.

Ego şişkinlikleri de var...

Diğer gazeteler ise genel olarak yayınları ile iktidarla arayı açmamaya çalışırlarken, bazı köşe yazarları bazen ego şişkinliğinden, bazen de kendilerini Başbakan Erdoğan'ın rakibi olarak gördüklerinden ötürü, patronlarını ürkütüyorlar ve yazıları kesiliyor.
Kısacası basın için bu yeni bir geçiş dönemi... "Askeri vesayet"in olmadığı bu yeni dönemde, devlete göbekten bağımlı sermayenin sebep olduğu çarpık yapı da, herhalde bir gün son bulacaktır.
Kendilerini liberal olarak görenlerin askeri vesayet buharlaşınca mücadele etmek için generaller yerine seçilmişleri hedef aldıkları kafa karışıklığı ise, herhalde bir seçim sonrasında bitecektir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.