Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gelmiş geçmiş sadrazamlardan veya başbakanlardan kaçının adını ezbere sayabilirsiniz? Ama bu isimlerden bazıları "Lider" niteliğine sahip oldukları için, hepimizin belleklerinde yer etmişlerdir.
Bu durum sadece bizim tarihimiz veya siyasal yaşamımız için söz konusu değil. Tüm dünya toplumlarında liderler, unutulmazlar arasındadır.
Lider elbette "Süper insan" değildir. O da fanilerden biridir neticede... Daha ötesi liderin de kişisel zaafları, yanılgıları vardır. Ama o diğer insanları bir hedefe ulaşmak için ikna eder, çalıştırır, inancını ve düşüncelerini kitlelere ulaştırıp, onları etkiler.
Bir dönemde büyük reform projelerinin gerçekleştirildiğini görürsünüz ve bu projelerde görev alan isimleri alkışlarsınız.

Beğenmek şart değil

Daha sonraki bir dönemde ise o projelerin mimarı olan lider sahneden veya hayattan çekildiğinde, geçmişte alkışladığınız isimlerin buharlaştıklarını, pasifleştiklerini ve o projelerin de askıya alındığını görürsünüz.
Bu duruma Turgut Özal sonrası dönemde tanık olmamış mıydık?
Bir siyasi lideri beğenmek ve desteklemek, onun her dediğini onaylamayı gerektirmez. Bu kayıtsız şartsız destek, ancak "Parti disiplini" söz konusu olduğunda geçerlidir.
Lideri beğenmeyebilir, ona oy vermeyebilirsiniz.
Ama insanlar kendilerine yeni ufuklar açan ve bu ufuklara ulaşmanın mümkün olduğuna kitleleri inandıran liderin kıymetini, siyaseten karşı olsalar da hissederler.

"Güç" öfke çeker
Toplumlar "Gerçek lider"in kitlelerin o andaki güncel siyasi beğenilerinin peşinden gitmediğini, kitleleri daha ileri yarınlara taşımak için çaba harcadığını bilerek, onu değerlendirirler.
Çoğulcu ve özgürlükçü demokraside lider olmak, tek sesli ve tek partili rejimlerde lider olmaktan daha zordur. Çünkü lider aynı zamanda "Güçlü"dür de... Çoğulcu ve özgürlükçü demokraside ise en fazla öfke çeken şey "Güç"tür.
Bu nedenle liderin başarısızlıkları ona karşı olan kesimler tarafından abartılarak yorumlanır. Siyasi söylemlerindeki gaflar sürekli tekrarlanır. Başarıları ve hizmetleri ise görmezden gelinir.

O da farkındadır

Bugünün siyasetinde Başbakan Tayyip Erdoğan "Lider" kimliğine sahip bir siyasetçi olarak tüm bu söylediklerimizin odağında. Onun ağırlığını ve başardıklarını tam olarak ancak o siyaset arenasından çekildikten sonra tam olarak değerlendirebileceğiz.
Fakat hepimiz onun kitleleri etkilediğini, kadrolarını ve seçmenlerini ortak bir yarın konusunda ikna ettiğini, hayal bile edilemeyen projeleri gerçekleştirdiğini görüyoruz. Siyaseten ona karşı olsanız ve bazı söylemleri asabınızı bozsa bile bu bir Türkiye gerçeğidir.
Sanırım o da bu gerçeğin bilincindedir... Kendisini hedef alan ve bazıları ölçüsü kaçmış eleştirilerin, çoğulcu ve özgürlükçü demokrasinin doğal yansımaları ve güçlü liderliğin bedeli olduğunu bilmektedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER