YAZARA MAİL GÖNDER Saçma siyasi masallara çocuklar bile inanmaz

YAZARLAR

Çocukları büyüklerden ayıran en renkli özelliklerinden biri de gerçek ötesi serüvenlerin ve insanüstü kahramanların anlatıldığı masallara inanmaları değil midir?
Ne yazık ki Türk siyasetinde büyüklere de masallar anlatanlar ve üstelik bunlara inananlar da var. Bu siyasi masalların ortak özelliği gerçeklerin bir bölümünün görmezden gelinmesi, bir bölüm gerçeğin de abartılarak çarpıtılması değil midir?
Tarihe ve hatta yakın tarihe dönük bu siyasi masalları bir noktaya kadar anlayışla karşılayabiliriz. Bunlardan bazılarının "Resmi ideoloji"ye uyarlı biçimde okullarda ders olarak okutulduğunu bile görmedik mi?

Bunlar mazoşist mi?

Ama hepimizin yaşayarak tanık olduğumuz ve daha ötesi bazılarının içinde yer aldığımız güncel gelişmelerin, bizlere siyasi masal biçiminde anlatılmasını çocuklar gibi kabullenmemiz nasıl beklenebilir?
Örneğin"Askeri vesayet"i buharlaştırmış bir AK Parti iktidarının eski Türkiye'nin MGK'sında alınan tavsiye kararlarını Gülen Cemaati'ne karşı, bu cemaati bitirmek için bugüne kadar uyguladığı masalına ergenlik çağına ulaşmış kitleler tarafından inanılması mümkün olabilir mi?
Eğer masalda anlatılanlar gerçek ise, bu MGK'dan sonra AK Parti'ye de kapatma davası açılması, bu parti yöneticilerinin kendilerine eziyet edilmesinden zevk alan mazoşistlerden oldukları anlamına gelmez mi?

1000 yıl mı sürecek?

Bana rahmetli Turan Güneş'in anlattığı olaydaki Demokrat Partili yerel siyasetçinin 1950 seçimleri öncesinde "İsmet Paşa asker kaçağıdır" diye propaganda yapmasındaki durum gibi değil mi bu durum? "Hem paşa hem de asker kaçağı diyorsun, böyle şey olur mu" diyenlere de o kişi "İsmet Paşa'yı sevmiyorum, başka türlü nasıl anlatayım" diye cevap veriyormuş.
Yaşadığımız yakın yıllarda bize anlatılan siyasi masallardan biri de "28 Şubat 1000 yıl sürecek" diye başlamaz mıydı? 28 Şubat'ın kendisine hedef seçtiği bazı kesimlerin baskılar altında bunalıp "1000 yıl sürecek" masalına inandıklarını ve teslimiyet gösterdiklerini de görmedik mi?
Şimdi bu kesimlerden bazılarının 28 Şubat'ın sivil kadroları ile aynı safta AK Parti'ye ve Tayyip Erdoğan'a karşı cephede birleşmeleri de, gerçek ötesi bir masal gibi gelmiyor mu size?

Otorite bağımlılığı

1990'ların sonunda Çevik Bir'in karşısında ezilip büzülenlerin bugün Tayyip Erdoğan'ı "Çevik-2" gibi sunmaya çalışmaları, acaba kuşaklar boyudur üstün otoriteye bağımlı olmanın bir yansıması mıdır?
Çocuklar bile masalları dinlerken, bazı şeyleri karıştırmamayı bilirler. Örneğin masal kahramanı sevdiği kadını kurtaracağı mağaranın önünde bekleyen "İte et, ata ot" vermelidir. Bu diziyi karıştırırsa işi zorlaşacaktır.
Ya da köyün yiğidi ormanda karşısına çıkan ayı ile güreşecek, güzel kadınla da sevişecektir. Şaşkın yiğit ise ayı ile sevişip, kadınla güreşir. Bizim şaşkınlarımız da demokrasi ile güreşip darbecilerle seviştiklerini anlatarak, siyasi masallarını yazmıyorlar mı?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.