YAZARA MAİL GÖNDER Kurumlar değişime dirense de insanlar uyum gösterir

YAZARLAR

-Yaşananlardan toplumlar hiç ders almaz mı?
Bu soruya bazen tereddütsüz "Toplumlar yaşananlardan hiç ders almaz ki bugün de aynı hatalar tekrarlanmakta" diye cevap verdiğiniz anlar olabilir... Ama olayları daha uzun vadeli değerlendirdiğinizde, büyük gerçeğin farklı olduğunu görürsünüz.
Fehmi Koru dün Star'daki köşesinde "Duvara konuştuğumun farkındayım" başlığı ile Türk siyasetinin bir büyük tekrar içinde aynı hatalara sahne olduğunu yazarak, yaşananlardan ders alınmadığı savına kanıtlar sunmuştu.
Koru'ya göre, Turgut Özal döneminde yaşananlardan bugüne aktarılması gereken dersler ortadayken, bunlar görmezden geliniyordu...

Tekrarlar mı yaşanıyor?
"- Dış dünya değiştiğinde yeniliklere ayak uyduramayan, değişimin hangi yönde olduğunu kavrayamayan partilerle itibarının kaynağını doğru değerlendiremeyip geleneksel çizgisinden savrulan sosyal yapılar tehdit altına düşerler."
Koru bunları vurguladıktan sonra sonucu şöyle bağlamıştı:
"- Vesayetle baş edemeyen yapıları millet de tasfiye etmişti.1980 sonrasında Özal'ın taktik hataları yeni bir hayat öpücüğü oldu eskiler için:
Eski politikacılar yeniden dönüş yaptı, ANAP tasfiye sürecine girdi.
Kendisini hep siyasetin dışında tutmuş dini hareketlerin siyasete heveslenmeleri de hayra alamet değildir.
Nasıl olsa duvara konuşuyorum, anlarsınız ya..."
Birincisi, sevgili arkadaşım Fehmi Koru'nun eski yapım duvara konuştuğunu zannetmesi, tarihi bir yanılgıdır. Bırakalım duvarları, artık yerin bile kulağı var...
İkincisi de siyasi ve dini yapıların geçmiştekine benzer davranışları bugün de sergiler görüntüsü vermeleri, yaşananlardan ders alınmamasından ötürü değil, bu davranışların kurumsal doğalarının gereği olmasındandır.
Ama bunlar da değişiyor. Çünkü bu kurumsal yapıların özleri değişmese bile, yönetenler de, onların yönünü belirleyen seçmen kitlelerinin düşünce yapıları da değişiyor.

Değişimin somut yansıması
Neticede her insanın iki düşünce dünyası vardır.
İç dünyada edinilmiş bilgiler, ezberler, önyargılar, geleneksel birikimler, devletin ve toplumun zorladığı uyulması gerekli kurallar, çevrenin oluşturduğu ahlak anlayışları, inançların getirdiği doğrular ve yanlışlar bulunur.
Dış dünyada ise genel olarak gerçekler vardır.
İç dünyadaki edinilmiş bilgilerle dış dünyanın gerçekleri karşı karşıya geldiğinde, bireyin iç dünyasının değişmesi kaçınılmaz olur. Neticede akıl ve ruh sağlığının ana göstergesi "Uyum"dur.
Eğer bu söylediklerimize somut bir örnek vermeyi denersek Başbakan Erdoğan'daki "Değişim"in çapını gösterebiliriz. Örneğin son AK Parti- Cemaat gerginliği sayesinde Başbakan Erdoğan'ın laikliğin önemini ve değerini, eskisinden daha farklı değerlendirdiğini söyleyemez miyiz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.