Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İktidardaki muhalefet konumundan bir türlü çıkamayan AK Parti, yeni bir seçim zaferi ile "Belki bu defa iktidar olduğumuz kabul edilir" beklentisini sürdürmekte...
Ama çok kolay gerçekleşebilecek bir beklenti değil bu.
Her seçim zaferinden sonra iktidardaki muhalefeti hedef alan ve muhalefetteki iktidarın çeşitli sahipleri tarafından tezgâhlanan değişik biçimlerdeki darbe girişimleri devam ettiğine göre, bu kısır döngü mart ayındaki yerel seçimlerden sonra da süreceğe benziyor.
Bu kısır döngüyü sona erdirmek de, iktidardaki muhalefet olan AK Parti'ye düşmekte galiba...
Öncelikle AK Parti'nin ve Başbakan Erdoğan'ın bu "Yeni Türkiye" söylemini artık terk etmeleri gerekiyor...

Bir kriz patlatmalılar

Yok efendim, Türkiye her açıdan 21'inci yüzyılın iddialı ülkesi olacakmış... Kürt realitesi de kabul edilecek ve bu konu güvenlik alanından siyaset alanına alınacakmış... Boğaz'a yeni köprüler ve denizaltı geçitleri yapılacak, enerji darboğazı aşılacakmış.
Bu gibi hedefler geride bırakılmadığı sürece, Türkiye'nin siyasi istikrara kavuşması ve çeşitli biçimlerdeki darbe girişimlerinin bir yerde sona ermesi mümkün değildir. Oysa bir ekonomik krizin patlamasına izin verseler, gecelik faizler yüzde 7000'e çıksa ve yapılacak devalüasyonu birileri haber alıp önceden döviz alabilseler, muhalefetteki iktidarın sözcüleri AK Parti için de "Bu iktidar 1000 yıl sürecek" demezler miydi?

Birbirlerine mektup atabilirler

Ya da Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan bir MGK toplantısında birbirlerine Anayasa kitapçığı fırlatsalardı ve birbirlerine "Nankör kedi" diye bağırsalardı, bu darbeler sarmalı sona ermez miydi?
Durumu güncellemek için birbirlerine Anayasa kitapçığı yerine Fethullah Gülen'in mektubunu da atabilirlerdi...
Tabii bir de bu "Her seçimi biz kazanırız" iddiası da artık can sıkmaya başlamış durumda.
Ne demek sürekli seçim kazanmak yani? Seçim kazananların canları can da, hiç seçim kazanamayanların canları patlıcan mı?
Seçim zaferi ille de halkın katılımı ile mi elde edilmelidir yani?
Kurultaylardaki seçim zaferleri de, zafer değil midir?

Köşe yazarlarına sevgisizlik

En fazla istikrarsızlığa sebep olan nedenlerden biri de Başbakan Erdoğan'ın, kendisini her gün yerden yere vuran köşe yazarlarına karşı gösterdiği sevgisizliktir... Toplantılara ve gezilere bunlar davet edilmediği için, onlar da çaresiz, davet edilenlerin yazdıklarına tepki göstererek okurlarını aydınlatmak zorunda kalıyorlar.
Bu durum sona erdirilmeli ve hatta basın özgürlüğünün varlığını kanıtlamak için, kendisini en fazla yeren köşe yazarlarına Başbakan Erdoğan bizzat ödüller vermeli, ayrıca kendisini destekleyen yazarları da kınamalıdır.

Seçim kazanmak bırakılmalıdır

Bir çözüm yolu da Türkiye'nin Washington DC'deki büyükelçiliğini Pennsylvania eyaletinin başkenti Harrisburg'a taşımak olabilir... Böylece Gülen'in gönderdiği mesajlar doğrudan Türk Büyükelçisi tarafından Merkez'e iletilip, ilgili kişilere dağıtılır. Cemaat sözcüleri de "O mektup Başbakan'a değil Cumhurbaşkanı'na gönderilmişti" türü açıklamalar yapmak zorunda kalmazlar.
En önemlisi de, AK Parti seçmene dayanmaktan artık vazgeçmelidir. Eğer bu tutumda ısrar edilirse, hep seçim kazanılır ama iktidar olunamaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER