YAZARA MAİL GÖNDER Siyasi hesabını dış dünyaya endekslemek akılsızlığı

YAZARLAR

Birileri Başbakan Erdoğan'a dönük sevgisizliklerini seslendirmek için "Dış dünya da Türkiye'deki yönetimi demokratik bulmuyor" demiyorlar mı?
Bunlara kulak verenler şu "Dış dünya"nın ne anlama geldiğini acaba değerlendirmeyi denerler mi?
Kestirmeden söyleyeyim...
Dış dünyayı oluşturan ülkelerin diğer ülkelerde olup bitenler umurlarında bile değil. Dünya ülkeleri arasındaki ilişkiler çeşitli çıkar hesaplarına dayalı olarak oluşmakta.
Bugün Amerika Birleşik Devletleri acaba neden İsrail'in her yaptığına destek veriyor derseniz... Çünkü Hitler ve Nazi rejimi Almanya'daki Yahudileri soykırıma tabi tutarken, bunu Washington'dakiler de, Londra'dakiler de biliyordu ve ses çıkartmıyorlardı.

Hep susmadılar mı?

Japonya Pearl Harbour'u bombalayıncaya ve ABD 2'nci Dünya Savaşı'na sokuluncaya kadar, soykırım hakkında ağızlarını açmadılar.
Şimdi bunun vicdan azabını, İsrail'i kayıtsız şartsız destekleyerek gidermeye çalışıyorlar. Ve bu defa da "Gazze Faciası" konusunda ses çıkartmayarak, yeni bir vicdan azabı anıtını inşa ediyorlar.
Ya "Avrupa Birliği" diye bilinen dış dünyaya ne demeli?
Yugoslavya topraklarında Sırplar Boşnakları soykırıma tabi tutarlarken, Avrupalılar ne yaptılar acaba?

Cenevre'den çözüm çıkar mı?

Yıllarca izlediler bu faciayı... Sonunda Amerika müdahale etmeseydi, belki bir beş yıl daha sürecekti bu kırım... Çünkü devrede hem her Avrupa ülkesinin Yugoslavya'ya dönük çıkar hesapları, hem de Belgrad ile Moskova arasındaki Slav dayanışmasına dayalı denge hesapları vardı.
Şimdi aynı durumu "Suriye Faciası"na dönük tutumları izlerken de, Mısır'daki darbeye bir türlü "Bu bir darbedir" diyemezlerken de görmüyor muyuz?
Kısacası Suriye'de de öldürülenler ölecekler... İş tahammül edilmez noktaya gelince de herhalde ABD önderliğindeki bir askeri müdahale ile duruma müdahale edilecek. Yani Cenevre'den sonuç beklemek akıl kârı değildir.

39 harami mi şart?

Hani babayiğit görünümlü bir adamı kervanın sahibi koruyucu olarak işe almış. Bağdat'tan Basra'ya giden kervanın yolunu 40 Haramiler kesmişler. Bu 40 Haramiler koruyucu olarak görev yapan adama sırayla tecavüz etmeye başlamışlar. 39 harami adama tecavüz etmiş. Sıra 40'ıncı haramiye gelince koruyucu bir silkinmiş. Bir pala kapıp 40 haraminin 40'ını da öldürmüş ve kervanı kurtarmış.
Kervan sağ salim Basra'ya ulaşınca kervanın sahibi koruyucunun işine son vermiş. Gerekçe olarak da "Senin asabını bozacak 39 tecavüzcüyü her zaman bulamayız" demiş.
Dış dünyaya güvenerek içeride demokrasiyi, istikrarı, ekonomiyi sabote etmeye çalışanlar, artık akıllarını başlarına toplamalıdır. Ve Fethullah Gülen de Aziz Yıldırım kadar yürekli davranıp, Türkiye'nin demokrasisi ve hukuku ile hesaplaşmasını ABD topraklarında değil vatanında yapmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.