YAZARA MAİL GÖNDER "Milletten yüz bulamayanlar lobisi" kasetlere bel bağladı

YAZARLAR

Algı yönetimi mühendislerinin de toplum mühendisleri gibi başarısız olmaları galiba kaçınılmaz... 30 Mart yerel seçimlerine uzanan süreçte tanık olduğumuz ve Başbakan Erdoğan'ın deyişi ile "Vaiz lobisi" tarafından tezgâhlanan kaset komploları, Kemal Kılıçdaroğlu dışında pek kimseyi etkilemiyor.
Artık ne seçmen Ankara'daki saray oyunlarını uzaktan izleyen eski seçmen, ne de medya eskisi gibi aynı merkezden güdülen tek sesli koro görünümünde... Sosyal medya da, herkesin sesini duyurduğu gerçekten sosyal yapıda şimdi.
Kendilerini "Din"e adadıkları zannedilenlerin, gerçekte "Dinleme"ye meraklı olduklarını hemen herkes fark etti. Ama dinleme ile kalmayıp, dinlenenleri çarpıtarak kesip biçen ve montajlayan bu kadronun mumu da, artık her iftarda sönüyor.

Vaiz lobisi ve diğerleri
Ülkelerine ve toplumlarına hizmet ettikleri için yaşarken cehennem azabına müstahak görülen Adnan Menderes ve Turgut Özal'ın çektikleri kamu belleğine kazınmışken, aynı kadere Tayyip Erdoğan'ın da mahkûm edilmesi mümkün olabilir miydi?
Vaiz lobisinin tetikçileri olan algı yönetimi mühendislerinin, artık rüyalara ve beddualara değil, yurt ve dünya gerçeklerine bakmalarının zamanı gelmiştir, geçmektedir. Seçmenden oy almayı başaramadıkları için türlü çeşitli darbelerle iktidara ortak olmayı yeğ tutan siyasetçilerin, mesleklerinin gereklerine uymalarının zamanıdır artık...
Başbakan Erdoğan'ın dünkü AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada "28 Şubatçılar" hakkında söylediklerini ve mesela "Aynı yazarlar aynı yüzsüzlükle aynı edepsizlikle bir kez daha milli iradeyi aşağılamaya başladı" demesini, bunların muhatabı olanlar dikkatle değerlendirmelidirler.

Rahatsız olanların listesi
Aynı şekilde 17 Aralık dost-modern darbe girişimine bel bağlayanlar da bu konuşmanın o bölümünü değerlendirerek, kendilerinin bu girişimin neresinde olduklarını bir aynaya bakar gibi görmelidirler...
O bölümü hatırlayalım:
"- 17 Aralık komplosu millet iradesini gasp etme komplosudur. 12 yıldır AK Parti döneminde milletle iktidarı paylaşamayanlar son bir hamle yaparak iktidarı çalmak istemişlerdir, işte biz buna 'dur' dedik. İçeride ve dışarıda faiz lobisi rahatsızdı, terör lobisi, savaş lobisi rahatsızdı, CHP MHP rahatsızdı, sermaye rahatsızdı, çünkü eskisi gibi tekel oluşturamıyor, faizden kazanamıyordu. Medya rahatsızdı, çünkü manşetler artık Türkiye'ye yön veremiyordu. Türkiye'nin haklı söz söylemesinden, 'Filistin, Suriye, Rabia, Mısır' demesinden rahatsız olanlar vardı.

Erdoğan yalnız değil
- Milletin iktidarda olmasından rahatsız olan bir de vaiz lobisi vardı, diledikleri gibi örgütlenemeyen, devletin içinde bir ur gibi çoğalmaya gayret eden, şantajları, komploları ortaya çıkan 'vaiz lobisi' de, milletin iktidarından rahatsızdı. 17 Aralık'ta bütün bu rahatsızlar bir araya geldi. 'Milletten yüz bulamayanlar lobisi.' İşte bunlar şu anda 'Türkiye'yi biz yöneteceğiz' diyorlar. 'Hayır Türkiye'yi millet yönetecek.' Var olduğumuz sürece milletin iradesini bunlara teslim etmeyeceğiz."
Sözün özüne gelince...
Tayyip Erdoğan türlü çeşitli darbe girişimlerinin karşısında yalnız değil... Arkasında halk var... Bunu o çok iyi biliyor. Keşke algı yönetimi mühendisleri ve ruhlarını vaiz lobisine kiralayanlar da, bunun farkında olsalar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.