YAZARA MAİL GÖNDER "Ana muhalefet" mi, yoksa "kronik muhalefet" mi?

YAZARLAR

Siyasete ilgi duyan bir çocuğa "Büyüyünce ne olacaksın" diye sorduğunuzda "Ben büyüyünce muhalif olacağım" cevabını alsaydınız ne yapardınız?
Bu çocuğa dilinizin döndüğü ve aklınızın erdiği kadar, siyaset hakkında bilgiler vermeye çalışırdınız.
- Evladım muhalefet bir meslek değil bir konumdur... Siyasi partiler de siyasetçiler de seçimlerde kazanıp iktidar olmak için muhalif olurlar. Bu nedenle iktidara alternatif siyasi partiye "Ana Muhalefet" denir. Eğer muhalif olmak değişken bir konum değil de kalıcı bir statü olsaydı, bu durumda "Ana Muhalefet Partisi" yerine "Kronik Muhalefet Partisi" kavramı kullanılırdı siyaset sözlüklerinde...
"Büyüyünce muhalif olacağım" diyen çocuğa anlatmaya çalıştıklarınız bir yerde, Türk çok partili demokrasisinin kısa tarihinin de değerlendirilmesine yol açabilir.

Seçimden ne bekliyorlar?

Bırakalım çocukların büyüyünce ne olmak istedikleri meselesini... Bunlar büyüklerin gülmesinden öteye fazla anlam taşımazlar.
Tiyatroyu seven bir çocuğun "Büyüyünce tiyatro eleştirmeni olacağım" ya da uçmayı ve uçakları seven bir çocuğun "Büyüyünce uçaksavar silahlarıyla uçakları düşüreceğim" demesi sizi güldürmez mi?
Peki, önümüzdeki yerel ve genel seçimlerde siyasi partilerimiz sandıktan ne bekliyorlar? Başbakan Erdoğan "AK Parti seçimlerden birinci parti olarak çıkmazsa ben hemen Genel Başkanlığı bırakırım" diyor.
Ana muhalefet partisi olan CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ne diyor bu konuda? "CHP seçimlerden birinci parti olarak çıkmazsa Genel Başkanlığı bırakırım" benzeri bir söylemin bugüne kadar seslendirildiğini duyan var mı?

Gülen genel başkan mı?

Böyle bir şeyin olamayacağına kendi partilileri de o kadar inanmış ki, kimse seçimlerden birinci parti olarak çıkmak üzerine sözler söylemiyor. Bunun yerine "Seçimlerden sonra Mustafa Sarıgül'ü mü yoksa Metin Feyzioğlu'nu mu Genel Başkan yapsak" sorunsalı üzerinde çeşitlemeler yapılıyor.
Duymadık ama herhalde Cemaat Holding ile CHP'nin dayanışmasına bakarak "Seçimlerden sonra Fethullah Gülen'i ABD'den getirip CHP'ye Genel Başkan yapsak" diyenler de vardır... Hatta belki bazıları "Kemalizm" ile "Gülenizm"i birleştirmek için CHP'nin "6 Ok"una bir 7'nci oku eklemeyi ve bunu da "Kasetçilik" olarak isimlendirmeyi bile düşünüyorlardır.
Seçmene Yeni Türkiye'ye dönük projeler sunmak yerine sokak eylemlerine veya hem ahlak hem de yasa dışı dinlemelere bel bağlayan kronik ana muhalefet CHP'nin hastalığını teşhis etmek kolay değil...
Kendilerini "Beyaz Türk aristokrasisi" olarak gören iki kuşak öncesi Anadolu esnafının buldumcuk torunları, bu partiyi oyuncak ettiler. Artık CHP'ye teşhis koymak kolay değil...
Böyle bir fıkra da vardır ya...
İki tıp öğrencisi, önlerinde bacaklarını açarak, küçük adımlarla iki büklüm yürüyen şalvarlı ve yaşlı köylünün rahatsızlığı üzerinde iddialaşmışlar. Biri "Bu adamda bel fıtığı var" demiş, diğeri de "Hayır, bu bir lumbago vakası" diye iddia etmiş.
İhtiyarın yanına gidip, "Senin rahatsızlığın fıtık mı, lumbago mu" diye sormuşlar.
İhtiyar acı acı gülmüş.
- Üçümüz de bilemedik... Ben de gaz sanmıştım, altıma ettim, demiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.