YAZARA MAİL GÖNDER "Yeni Türkiye" gerçeğine karşı "kayıt dışı siyaset" mi?

YAZARLAR

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de değişimi görmezden gelmek, gerçekten kolay değildir. Çünkü yeni gerçekler bireylerin de toplumların da yaşamlarını, görmezden gelinmesi imkânsız boyutlarda etkiliyor, değiştiriyor.
Yerel seçimleri rejime dönük bir referandum gibi sunmaya çalışan mutsuz ama varlıklı azınlık mensupları, değişimin kendi yaşamlarına olan etkisini bir değerlendirseler, herhalde yutkunmak zorunda kalırlardı.
Ama bırakalım yatlardan özel jetlere terfi eden bir avuç baronun mutsuzluğunu... Veya "Halk geldi vatandaş denize rahat rahat giremiyor" diyerek, kente göçten yakınan eski kentsoyluları...
Acaba Türk demokrasisindeki "Cam tavanlar"ın kırılıp yerle bir olduklarının farkında değil miyiz?
Bu "Cam tavanlar" kavramı Amerika'nın büyük şirketlerindeki felsefeyi anlatır. O büyük şirketlerde çalışanlar için yönetim katına geçmek kolay gibi görünür. Yöneticiler sürekli kamuoyu önündedir ve her şey şeffaftır. Sanki her şey başarıya bağlıdır. Ama yükselmek için adım attığınız zaman başınız bir cam tavana çarpar.

DÜN GERİDE KALDI

O anda anlarsınız ki yukarı kattakiler "Politokratik" bir oligarşinin üyeleridir. O sınıfa kabul edilmek göründüğü kadar kolay değildir.
Amerikan tarzı yaşamın karşıtı olan toplumlarda ise, cam tavan yerine doğrudan "Duvar"lar vardır. Sistem açık seçik o duvarların arkasına geçmeyi yasaklar. Bir oligarşi o duvarın arkasında ülkeyi, kaynaklarını ve toplumu idare eder. Bol bol "Halkın egemenliği" konulu nutuklar atılır, "Demokrasi"yi kutsayan açıklamalar yapılır.
Ama "Duvar"ın arkasına ancak oligarşinin onayladığı kişiler geçebilir. "Hukukun üstünlüğü" yerine "Üstünlerin hukuku" geçerlidir bu tür sistemlerde.
Devlet görünürde vardır ama asıl devlet "Derin Devlet"tir.
Yaşadığımız dönemde cam tavanların da, oligarşik duvarların da yıkıldığına tanık olmadık mı?
Düşünce ve siyaset dünyamızda "Tabu" kaldı mı?

UNUTKANLIK İMKâNSIZ...
Üç tane gazete emir komuta zincirinde aynı manşeti atınca, iktidar değiştirilebiliyor mu şimdi?
Bırakalım dijital teknolojiyi düzmece kasetler için kullananları...
"Bilişim Çağı" öncesinde "Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" derdik. Yani "İnsanlık unutkandır" derdik.
Bu yüzden de tarihin kendini tekrarladığını düşünürdük.
Ama artık hiçbir şey unutulmuyor. Kozmik bir bellek, beynimizin ve belleğimizin global kaldıracı konumunda şimdi... "Google" benzeri arama motorları, insanlığın hafızasını sonsuza kadar genişletti.
Şimdi yeni şeyler söylemenin ve yeni dünyaya uyum göstermenin zamanıdır... Bırakalım artık ideolojik saplantılarımızı ve iktidar sahibi olmaya dönük nakıs teşebbüsten ileri gidemeyen kayıt dışı siyasetçilik denemelerini...
Şimdi halk kendisine hizmet sunabilene destek veriyor... İdeolojik kekelemelerle, siyasette başarı kazanmak çok zor artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.