YAZARA MAİL GÖNDER Kömür madenciliğinde yeniden yapılanma şarttır

YAZARLAR

Sessiz çoğunluğun yüreğinde yaşadığı büyük kederi bir gürültücü azınlığın seçilmiş iktidara karşı sokak eylemine dönüştürme girişimi, geçmişteki benzerleri gibi, derin toplumu anlamaktan uzak olanların nafile çabalarından öteye gidemez.
"Sessiz Çoğunluk" Soma'daki kazada işletmecinin kusuru varsa bunun saptanmasını, geride kalan ailelerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasını, maden işletmelerinin etkin biçimde denetlenmesini ve benzer kaza ihtimallerinin asgariye indirilmesini bekliyor.
Soma'daki facia 48 bin kişinin istihdam edildiği kömür madenciliğimizdeki hayati problemlerin farkına varmamıza da sebep oldu.
Mesela Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı "TEPAV"ın hazırladığı "Madenlerde Yaşanan İş Kazaları ve Sonuçları Üzerine Bir Değerlendirme Raporu"ndan, kömür sektöründe 1991-2008 döneminde iş kazaları ve meslek hastalığı nedeniyle toplam 2554 kişinin hayatını kaybettiğini ve 13 bin kişinin de "Sürekli iş göremez" hale geldiğini öğrendik.

Çin örneği
Bizim gibi maden kazalarının çok yaşandığı Çin'de 2004'ten başlayarak maden ocaklarında yeniden yapılanmaya gidilmiş, küçük, verimsiz ve zarar eden maden ocakları kapatılmış... TEPAV'ın raporuna göre Türkiye'nin taş kömürü üretim maliyetleri dünyadaki büyük kömür üreticilerine göre yüksek olduğu için fiyat konusunda da rekabet edememekteyiz. Bu duruma bir de yüksek ölüm ve sürekli iş göremezlik oranları eklendiğinde, iş kazalarının ekonomik sonuçları da önemli boyutlara ulaşmaktadır.
Soma'dakine benzer faciaların neden olduğu acıyı paylaştığımız kadar, bu facia ile ortaya çıkan gerçeklerin üzerine gidilmesini de, yöneticilere ve işletmecilere medya olarak sürekli hatırlatmamız gerekiyor.

Medyanın sorumluluğu

Ancak bu konuda medya olarak bir sorumluluk açığımız var...
Örneğin "İş Güvenliği" konusu televizyonlardaki kamu duyuruları dışında, medyamızda pek yer almıyor. Neticede Soma'daki faciaya kadar, Türkiye'deki kömür madenciliğinin eksikleri konusunda, bir yayına rastlanmadı. Bu konuda çıkarılan yasalar ve yapılan seminerler pek ilgi çekmedi. Sendikacılık sadece 1 Mayıs'ta Taksim'de hatırlanıyor...
Siyasi kavgalar ve magazin skandalları dışında da, yurtta ve dünyada okurlara yansıtılması gereken haber konularının bulunduğunu hatırlamamız gerekiyor.
Derin toplumun yüreğinden hissettiği acıyı sokak eylemine dönüştürmek girişimi ise, madenciliğe ilişkin somut sorunları unutturmaktan ve çözüm arayışlarını gündem dışına taşımaktan başka bir işe yaramaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.