YAZARA MAİL GÖNDER Ağlatırken güldüren anlatımlar üzerine...

YAZARLAR

Her ulusun mizah anlayışı farklıdır... Bu pazar günü "Kötü Haber"in veriliş biçiminin Fransız ve Alman mizahında nasıl ele alındığını yansıtan iki fıkrayı hatırlatarak, güncel siyasetin kısır döngüsünden biraz uzaklaşmayı deneyelim mi?
Birinci fıkradaki Fransız Pierre uzun bir iş seyahatine çıkmıştır... Kendisi Paris'ten uzaktayken evinin güvenliğini emanet ettiği kahyası Cezayir göçmeni Said'e telefon eder... Pierre ile Said'in konuşmaları şöyledir:
P-Ne var ne yok Said?
S-Siz telefon ettiğinizde köpeği gömüyordum...
P-Köpeğe ne oldu ki? S-Havuza düşünce boynu kırılmış.
P-Havuzda su yok muydu?
S-Yangında havuzun suyunu da kullandı itfaiye... Yangının nedeni
P-Ne yangını bu?
S-Annenizin tabutunun etrafındaki mumlar perdeleri tutuşturmuş...
P-Annem mi öldü?
S- Karınızı en iyi arkadaşınızla yatak odasında yakalayınca kalp krizi geçirmiş anneniz...
P-Bir hafta ayrılınca her şey negatif mi oldu?
S-Hayır efendim. Bir de pozitif durum var.
P-Nedir o pozitif olan?
S- Gitmeden önce sizde AİDS var mı diye test yaptırmıştınız ya. İşte o testte sonuç pozitif çıktı.

Alman modeli anlatım
Kötü haberleri iletmenin Alman modeli ise fıkrada şöyle anlatılır:
Askerdeki Hans'ın babası ölmüştür. Bu haberi Hans'a alıştıra alıştıra vermesi için alay komutanı, bölük komutanı olan yüzbaşı Helmuth'u görevlendirir.
Ertesi gün bölük toplantısında yüzbaşı Helmuth kürsüye çıkar ve "Aranızda son 24 saat içinde babası ölen var mı" diye bölükteki askerlere sorar.
Hiçbir asker bu soruya cevap vermeyince yüzbaşı Helmut, er Hans'a döner,
-Er Hans, yalancılık yaptığın için seni cezalandıracağım, diye bağırır.
Ruslar ise iyi-kötü haberler yerine yeni Rus zenginlerinin görmemişliklerini alaya alıyorlar...

Buldumcuk milyarderler

Bu fıkrada iki yeni Rus zengini aralarında konuşuyorlarmış.
Birinci milyarder, "Bir uçak aldım, 8 saatte hiç yakıt ikmali yapmadan New York'tan Paris'e gidip geliyor.
Ayrıca Pasifik'te bir mercan adası aldım. Sularında tam 300 çeşit balık var"
demiş. Onu dinleyen ikinci milyarder gülerek cevap vermiş:
-Benim şoför direksiyona geçti. 150 kilometre ile viraja girdi, lastiklerden ses gelmedi. Oto yolda 350 kilometreye çıktı. Sanki araba duruyor gibiydi.
Birinci zengin iyice sinirlenmiş, "Ben sana uçaktan, adadan söz ediyorum. Sen bana şoförünü anlatıyorsun" diye bağırmış.
İkinci milyarder yine gülmüş ve açıklamış övüncünün nedenini:
-Ama benim şoförümün adı Michael Schumacher!
Dilerim Schumacher de sağlığına kavuşur ve bu fıkrayı duyup, güler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.