YAZARA MAİL GÖNDER Aynı filmi 40 kez izleyip yine de sonunu merak edenlerden olmayın

YAZARLAR

Aynı filmi 40 defa izleyip "Acaba bu filmin sonu nasıl biter" diye merak eden bir seyirci kitlesi var ya... Bizim siyasal yaşamımızın belirli katılımcıları da, hepsi birbirinin tekrarı gibi olan ve kendi yazdıkları senaryolara göre gelişen olayları böyle izlemekteler...
Bunlar yeni senaryonun halk tarafından yazıldığını bilmiyorlar.
Büyük izleyici kitlesi eskisi gibi değil. "Halk iradesi"ne sadece figüran rolü verilen filmleri izleye izleye, bilinçlendi bu toplum... Türlü çeşitli darbeleri ve darbe girişimlerini gördük, öğrendik... Sadece askeri darbelerin değil, yargı darbelerinin de, cemaat darbelerinin de ve hatta tıbbi darbelerin de görgü tanıklarıyız hepimiz...
Analog çağda da, dijital çağda da medyaların nasıl çarpıtılmış algı üretebildiklerini görmedik mi? Sosyo-politik yaşamımız "Şeriat geliyor", "Komünizm geliyor", "Bölücülük geliyor" benzeri fobilere sahne kılınmadı mı?

Kurumsal çıkarlar

Bu arada "Milli çıkarlar" ile "Kurumsal çıkarlar" arasındaki farkın nasıl unutturulduğunu, ancak vesayetçi kurumlar tasfiye sürecine girdikleri zaman anladık... Bu süreçte demokrasimizin kurumlar arasındaki tepişmelere nasıl kurban edildiğini de öğrendik. "Devlet içinde devlet" kavramının mecazi bir söylem olmadığını artık bilmiyor muyuz? Bunlar için "Anayasaya sadakat" ile "Örgüte sadakat" arasında hiçbir fark olmadığını da, bu şekilde biliyoruz...
Ama artık bu filmin sonu eskisi gibi bitmiyor... Eski senaristler ne yazarlarsa yazsınlar, algıları yönetenler gerçekleri ne kadar çarpıtırlarsa çarpıtsınlar, filmin sonu eskisinden farklı geliyor. Artık iktidarları üç gazetenin ortak manşetleri değil seçmenin oyları belirliyor... Artık Ankara gazetecileri Genelkurmay'ın ışıklarını değil, seçilmiş iktidarın attığı adımları izlemek durumundalar...

Hababam Sınıfı mı bu?

Cumhurbaşkanlığı seçimine uzanan bu dönemde, eski senaristlerin yazdıklarını filmleştirmeye teşebbüs eden eski yapımcılar hâlâ akıllanmamış olsalar da, bu filmlere gişe şansı yok artık...
Bu eski senaryolarda yer alan kapatma davalarının, elektronik muhtıraların, sokak kalkışmalarının, paralel darbe girişimlerinin ve benzeri sahnelerin iplikleri pazara çıktı. Laikçilerin İslam Teşkilatı'ndan aday aradıkları bir dönem yaşanıyor şimdi...
Şu anda izlediğimiz bu filmin sonunu artık halk belirleyecek...
Cumhurbaşkanı seçiminin sonucunun ne olacağını gerçekten bilmiyor musunuz? Siz hâlâ Türk toplumunun "Hababam Sınıfı"nda kaldığını mı düşünenlerdensiniz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.