YAZARA MAİL GÖNDER Siyaset dışında iktidar arayanlara Erdoğan en iyi cevaptır

YAZARLAR

Başbakan Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı adayı olarak yaptığı konuşmayı dinlerken, onun hakkında yazılıp söylenenleri düşündüm.
"Muhtar bile olamaz"dan başlayıp, hakaretlere, iftiralara dayanan ve bugüne kadar süren karalamaları şöyle bir hatırlayın... Bunların tümü sahildeki kumlara yazılan yazılar kadar, gerçeklerin getirdiği dalgalara direnebildiler...
Azim ve kararlılık inançla birleşince ortaya çıkan portredir Tayyip Erdoğan... Ve şimdi karşımızda felsefesini, deneyimlerini ve bilincini Cumhurbaşkanlığına taşımaya hazırlanan bir "Siyasetçi" var. En önemlisi de bu ismin arkasında büyük bir halk desteği bulunmakta... Halkın seçeceği Cumhurbaşkanı adayını siyaset dışında arayanların Yeni Türkiye'de "Halk desteği"nin ne anlam taşıdığını göremedikleri kesindir...
Erdoğan AK Parti'nin düzenlediği ve cumhurbaşkanı adaylığının açıklandığı toplantıda konuşurken, halkın seçeceği bir cumhurbaşkanı olarak da siyasi misyonunu sürdüreceğini anlattı. İçine girilecek olan yeni dönemin ipuçlarını da verdi...

Paralel devlet bitirilecek

Bu konuşmanın gözden kaçırılmaması gereken bazı bölümlerini hatırlamalıyız:
"- Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi, bir tarihin, vesayetler tarihinin bu ülkede kapatılmasıdır, bunu böyle bilelim. Siyasi iktidarın karşısında duracak, halka karşı devleti temsil edecek bir cumhurbaşkanı seçmiyoruz, halkın seçtiği, halktan bir cumhurbaşkanı göreve gelecek, fark bu.
- Milletin birliğinin yanında, ulusal güvenliğimizi tehdit eden tüm girişimlere karşı cumhurbaşkanının birincil derecede görevi vardır. Paralel devlet yapılanmasına asla müsamaha göstermeyeceğiz. Ülkemizin bağımsızlığını hedef alan bu maşa örgütle en üst düzeyde mücadele etmeye devam edecek ve bu mücadeleden zerre kadar taviz vermeyeceğiz. Bu kirli yapıyı hukuk içinde tamamıyla ve hızlıca tasfiye edeceğiz.

Çözüm sürecine devam
- Bizim için cumhurbaşkanlığı makamına çıktığımız zaman orası bir dinlenme makamı asla olamaz, olmayacaktır. Çözüm sürecini bedeli her ne olursa olsun sürdüreceğimizi defaatle ifade ettim. Allah nasip ederse, cumhurbaşkanlığımızda da çözüm sürecinin sekteye uğramasına asla müsaade etmeyiz, edemeyiz. Türkiye'nin çözümden, barıştan ve kardeşlikten başka hiçbir seçeneği yoktur.
"
Keşke CHP ile MHP'nin ortak adayı olarak sahneye sürülen Ekmeleddin İhsanoğlu da, bir toplantı ile kamuoyuna tanıtılsaydı ve paralel devlet yapılanmasına, çözüm sürecine ve benzer sorunlara ilişkin tutumunun ne olduğunu kamuoyu ile paylaşsaydı.

İhsanoğlu ne düşünüyor?
Ama özellikle CHP'nin bugünkü yönetiminin bu tür gereklere ilgi duymadığı kesindir... Daha da ötesi Erdoğan'ın cumhurbaşkanı adayı olduğunun açıklandığı gün Kılıçdaroğlu'nun CHP Grubu'nda yaptığı konuşma, bu kadro için "Siyasi nezaket"in de söz konusu olmadığını kanıtlamıştır.
Kılıçdaroğlu'nun şu cümleleri acaba Ekmeleddin İhsanoğlu'nun da düşüncelerini ifade ediyor mu?
"Eğer birisine siz yalan makinesi gibi diyorsanız ve o da evet yürüyen yalan makinesiyim diyorsa, ondan cumhurbaşkanı adayı olamaz, olmamalı. En önemlisi geçmişi şaibeli olan birisinden cumhurbaşkanı adayı olmaz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.