YAZARA MAİL GÖNDER Bayramlar gerçekleri unutturamaz ki

YAZARLAR

23 Nisan'ın hem "Ulusal egemenlik" hem de "Çocuk" bayramı olması kararı, acaba egemenliğin ulusa ait olduğu söylemine bilinçaltında sadece çocukların inanacağını vurgulamak için mi alınmış? Büyük makamların bir gün için çocuklara devredilmesi tiyatrosu da, belki bu bilinçaltının bir yansıması olamaz mı?
23 Nisanların coşkuyla kutlandığı ve aynı zamanda vesayetçi demokrasinin hayatımıza ve siyasete yön verdiği uzun yıllar boyunca, egemenlik gerçekten kime aitti? Ya da egemenliğe sahip olmanın sağladığı gücü burada sınırsız biçimde kullananların egemenleri de çoğunlukla Washington'da ikamet etmezler miydi?

Her gün bayram

Ama yine de bayram insanların günlük sorunlarını ve dertlerini bir gün için rafa kaldırıp rahat nefes aldıkları dinlenme fırsatı olduğu için, hoş bir şeydir. Bu nedenle "Deliye her gün bayram" denilmemiş mi? Neticede 12 Eylül 1980 darbesinin kaldırmasına kadar 1960 darbesinin yapıldığı gün olan "27 Mayıs" da "Hürriyet ve Anayasa Bayramı" değil miydi?
Aslında siyasetin kutsanan kavramları çoğunlukla Rusların Matruşka bebekleri gibidir. Dış görünüşün altında sayısız iç gerçekler vardır. Eğer ezberleri bozup gerçekleri aramaya başlarsanız ve bu arayışta ölçüyü kaçırırsanız, yıllarını bu ezberlere dayalı biçimde geçirmiş kitleleri huzursuz edersiniz. Tabular birer birer yıkılırken, ezberci kuşaklar kendilerini boşlukta hissederler.

Geç öğrenilenler

Her toplum gibi bu coğrafyada yaşayan bizler de böyle ezberlere dayalı gerçek ötesinde geçen yılları yaşamadık mı? Bu yıllar boyunca kaçımızın "Kürt Realitesi"nin görmezden gelindiğinden haberimiz vardı? Ya da "Ermeni Tehciri"nin ne zaman farkına vardığımızı bir düşünün...
Neticede Ruslar da Stalin döneminde neler olduğunu Kruşçef'in 1956'daki 20'nci Komünist Partisi Kongresi'nde yaptığı konuşmayla öğrenmediler mi? Almanlar Hitler'in Holokost'unu ancak savaşta yenildikten sonra kabullenmediler mi? Özgürlüklerin ülkesi Amerika'nın beyazları, önce Kızılderililere, sonra da kara derililere yapılanları ancak 20'nci yüzyılın ortalarında öğrenmediler mi?

Beyinlerin de bayramı

Bugün kabul edemeyeceğimiz gerçekleri öğrenmemiz, o dönemleri yok saymamıza ve "Bütün bunlardan bana ne" dememize dayanmamalı. Daha doğru, daha şeffaf ve daha erdemli bir dünyayı kurmanın şart olduğunun yolunu, bu gerçeklerin bilinmesi açar. Eğer tatil günlerini günlük hayattan kaçış fırsatı olarak değerlendirmenin yanında, bu gerçekleri öğrenmeye de ayırdığınız zaman, vücudunuzun yanında beyinlerinizin de bayram ettiğini hissedersiniz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.