YAZARA MAİL GÖNDER Koreli'yi Çinli veya yenilgiyi zafer zannetmek üzerine...

YAZARLAR

İşimiz kolay değil... Önce 7 Haziran seçimlerinden hangi partinin en güçlü çıktığını anlamaya çalışarak kendimizi helak ettik... Bir ara CHP'liler ona buna başbakanlık teklif etmeye başlayınca, kafalarımız iyice karışmamış mıydı? Bereket TBMM Başkanlık seçimleri yapıldı da, gerçek tabloyu biraz olsun görebildik. Şimdi ülkenin Cumhurbaşkanı'nın AK Parti'den geldiğine ve Başbakan'ın da, TBMM Başkanı'nın da AK Partili olduklarına bakarak "Galiba 7 Haziran'dan sonra da en güçlü parti AK Parti'dir" diyebiliyoruz.
Ama kafa karışıklığımıza neden olan durumlar hiç bitmiyor ki... Son örnek Doğu Türkistan'daki Müslümanlara destek olmak için yürüyüş yapan ülkücülerin, Koreli turistleri Çinli zannedip Sultanahmet Meydanı'nda onlara saldırmaları değil mi?

Bazı karıştırmalar

Bu olay bir Çinli ile bir Amerikalı Yahudi arasında geçen konuşmayı hatırlattı bana... Amerikalı Yahudi karşısındaki Çinliye "Pearl Harbour'daki Amerikan donanmasına saldırarak çok büyük bir hata yaptınız" deyince, Çinli itiraz etmiş ve "O saldırıyı biz değil Japonlar yaptı" demiş. Amerikan Yahudisi "Ha Çinli, ha Japon ne fark eder ki" diye cevap verince, Çinli de ona "Siz Yahudiler de Titanic'e çarpıp batırarak çok büyük hata yaptınız" demiş. Bu defa Amerikan Yahudisi itiraz etmiş ve "Titanic'i biz değil bir aysberg batırdı" diye cevap vermiş... Çinli bu cevaba gülmüş ve "Ha Goldberg, ha aybserg, ne fark eder ki" demiş.

Bu bizim hayatımız

Ama hayatımız böyle işte. Bir yandan partili olmayan ama partizan olanların kavgalarını medyada izleyip "Bunlar bir de partili olsalardı ne yapardık acaba" diye kara kara düşünüyoruz... Diğer yandan partili olanların sayısal gerçekleri bile yok sayan içi boş öfkeli söylemlerine kulak veriyoruz. Korelileri Çinli sananlarımız gibi, yenilgiyi zafer zannedenlerimiz de az mı yani?
Bir siyasetçi toplumuna vizyon sunar, umut vaat eder. Projeleri, gerçekleştirmek istediği hayalleri ve ülkesine hizmet aşkı vardır iktidar olmak isteyen politikacıda. Ne dersiniz? Kendi vizyonunu sunanlar mı, yoksa rakiplerini karalamaya çalışanlar mı bizde daha fazla? Başarılı olmaya çalışmak yerine, başarılı olanı yok etmeye çalışmak bu coğrafyanın doğasından mı kaynaklanmaktadır?

Hepsi de ölümlüdür

Hani fıkradaki Temel ve Rıza idama mahkûm olmuşlar ya. Görevli önce Temel'e "İdamdan önceki son isteğin nedir" diye sormuş. Temel "Annemi görmek istiyorum" demiş. Aynı soruyu Rıza'ya yöneltip "Son isteğin nedir" demişler. "Temel annesini görmesin" demiş Rıza.
Ayrıca unutmayalım ki Montaigne'nin 400 yıl önce yazdığı gibi, "Dünyanın bütün tahtlarında ve koltuklarında insanlar kıçlarının üzerinde oturur" ve en güçlüler bile ölümsüz değildirler. Demokrasilerde ise "sonsuz iktidar" yoktur ki.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.