YAZARA MAİL GÖNDER Demek ki sadece onursuz olanlar borçlarını ödermiş

YAZARLAR

Yunanistan'ın dış borçlarını ödeyebilmesi için Avrupa Birliği ve özellikle Almanya tarafından önerilen şartlara Yunan halkının "Hayır" demesi, tüm dünyada yeni bir "Ahlak" anlayışını başlatabilir... "Onur" kavramı bu yeni dönemde içerik değişikliğine konu olabilir.
Alışılmış ahlak anlayışına göre kişinin borçlarını ödemesi, onun onurlu bir insan olduğunu da kanıtlar. Borca sadakat kişinin ahlaklı bir insan olduğunu da kanıtlar... Yunanistan'daki referandumda halkın yüzde 61 oranında "Hayır" demesi bu toplumun "Ulusal onuruna sahip çıkması" biçiminde değerlendirildiğine göre, bundan sonra borcunu ödeyenlere "Onursuz" demek herhalde yanlış olmayacaktır.

Onursuzluk mu?

Düşünebilir misiniz Yunan referandumu sonrasındaki yeni dünya düzenini ve borçlu-alacaklı ilişkilerinin yeni görüntüsünü? Kiracı kirasını ödemiyor ve "Ya kiranı öde ya da evi boşalt" diyen ev sahibine de "Ben onurlu bir insanım, kirayı ödeyerek, onursuz olmayı kabul etmiyorum" cevabını veriyor. Bankalardan aldıkları borçları, sadece onuruz müşteriler geri ödemeye uğraşıyorlar.

Stoacılar

Aslında Yunanistan'daki referandumun sonucu, Avrupa kültürünün temelini Yunan felsefesine ve Sokrat'a, "Stoacılar"a falan dayayanlara iyi bir ders oldu bu... Herhalde bilirsiniz. Yunan dilinde "Stoa" çarşı, pazar anlamına gelir. Sokrat da, zalim kaynanasının ve anlayışsız karısının kendisine yaptıkları eziyetleri, çarşı pazar gezerek anlatır, dinleyenlere içini dökermiş. Bu nedenle Sokrat felsefesinin takipçilerine "Stoacılar" denilmiş.
Belli ki Başbakan Çipras da bir "Stoacı"dır. IMF'den ve Avrupa finans kurumlarından borç olarak alınan paraların nasıl harcandığını, bu paraların nasıl çarçur edildiğini sorgulamak yerine Merkel hakkında ileri geri konuşmayı ve borç ödemek için alınması gerekli ekonomik önlemlerden kaçınmayı, halkına "Onurlu davranış" biçiminde sundu. Ve şimdi de "Biz üzerimize düşeni yaptık, artık alacaklılar ne yapacaklarını düşünsünler" diyor. Euro bölgesi ülkelerine "Biz batarsak siz de batarsınız" içerikli bir nevi şantaj yapıyor.

Yabancı değiliz

Gerek bireyler, gerek siyasi partiler, gerekse ülkeler arasındaki ilişkiler bu tür kural tanımaz davranışların sahipleri tarafından şirazelerinden çıkartılır. Bizde de demokratik siyasetin ve anayasal düzenin kurallarına uymayan, çözüm aramak ve uzlaşmak yerine her şeye "Hayır" demeyi "Onurluluk" olarak görenlerin sergiledikleri tabloyu, her gün bunların söylemlerinden izlemiyor muyuz?
Bu modeli aşiret düzeyinde anlatan bir öykü vardır... Aralarında kan davası olan iki aşiretten birinin reisi oğlunu evlendiriyormuş. Diğer aşiretin reisi adamları ile birlikte köy kahvesinde otururlarken, karşıdan rakip aşiretin reisinin kendilerine doğru geldiğini görmüşler. Aşiret reisi yanındakilere "Bu adam bana düğün davetiyesi getiriyorsa ne yapmalıyım" diye sormuş. Sonunda düğüne davet edilirse gitmeyip rakip aşiret reisini aşağılamasını, davet edilmeyecekse de küslüğü ve düşmanlığı sürdürmesini kararlaştırmışlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.