Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun şiddeti ve saldırganlığı adeta teşvik eden üslubu özellikle genç kuşaklar için şaşırtıcı olabilir. Yazılı hafızamız güçlü olmadığı için, yeni kuşaklar bu tür atışmaların ilk kez olduğunu düşünüyor ve herhalde karamsarlığa kapılıyorlardır. Oysa yaşı 40'ın üzerindeki vatandaşlar "Biz bu filmi defalarca gördük" diyerek, bu yakışıksız üsluba dayalı konuşmaları yarım kulakla dinliyorlardır.

Katkıda bulunalım
Biz köşe yazarları Kılıçdaroğlu'nun üslubunu eleştirmek yerine ona yardımda bulunsak daha doğru olmaz mıydı? Kan ve yumurta arasında "Terör" bağlantısı arayan bu kişinin sözlüğü, belli ki bir noktada tıkanıp kalacak. Mesela mahalle çocuklarının birbirlerini kızdırmak için söyledikleri "Ayağımın altı pekmez/ Yala yala bitmez" benzeri tekerlemeleri hatırlatmak, Kılıçdaroğlu'nun saldırgan içerikli kelimeleri tükendiğinde ona yardımcı olabilir.

Dış siyaset için
CHP Genel Başkanı dış siyaset hakkında konuştuğu zaman da şu tekerleme işine yarayabilir:
"Bir, iki, üçler yaşasın Türkler/ Dört, beş, altı Polonya battı/ Yedi, sekiz, dokuz Ruslar domuz/ On, on bir, on iki İtalya tilki/ On üç, on dört, on beş Almanlar kalleş/ On altı, on yedi, on sekiz hapı yuttu Portekiz"...
Bu tür atışma örnekleri yanında 1979'un 14 Ekim seçimleri öncesinde Başbakan Ecevit'in ve ana muhalefet lideri Demirel'in birbirleri hakkında söylediklerini hatırlatmak da, Kılıçdaroğlu'nun ufkunu açabilir. Bazı örnekleri hatırlatalım mı?

Demirel-Ecevit atışmaları
- Hükümetin başı bölücülük yaptı. Türk devletini ülkeye sadakatle bağlı Doğu'daki vatandaşlara jurnal etti... Bölücü maceracılara cesaret, cüret ve gerekçe verdi. Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel
- Kanlı elleri ve faşist militanları ile bu hükümeti yıkmaya çalışıyorlar. Başbakan ve CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit

Kan ve cinayet
- CHP'nin sınırsız ihtirası ülkeyi bir maceranın eşiğine getirmiştir. Tetik çeken parmakların manevi sorumlusu, memleketin her köşesine kan sıçramasına sebep olan laf ebeleridir. Süleyman Demirel
- Bazı kişiler gençleri e teşvik ediyor. Bu kişilerin cezaevine girenlere "Siz korkmayın, bu hükümet düşecek siz kurtulacaksınız" şeklindeki mektupları elimizdedir. Bülent Ecevit
- Hem gidecekler, hem de kırıp döktüklerinin hesabını verecekler. Millet bunların kötülüklerini unutmayacaktır. Süleyman Demirel

Zalimin uşağı
- Bazı siyasi kesimler ve iş çevreleri hükümet bunalımı çıkarmak, hükümet bunalımını rejim bunalımına çevirmek tertip ve çabası içindedirler. Bülent Ecevit
- Yolsuzluklar ayyuka çıkmış, milletin geleceğine olan güveni sarsılmıştır. Zalimin uşağı olanlardan hesap sorulacaktır. Bu hükümet Türk milli eğitimini her vicdan sahibini dehşete sevk edecek hazin ve elim bir duruma düşürmüştür. Süleyman Demirel

Dön baba dönelim
- Bunlar CHP'yi hükümetten indirebilmek uğruna demokrasiyi yıkmayı bile göze almaktadırlar. Vurguncu yazıhanelerinde, otel lobilerinde hazırlanan tezgâhları, Türk halkı tarlalarda, fabrikalarda bozacaktır ve 14 Ekim seçimlerinden CHP de, hükümet de, halk da güçlenerek çıkacaktır. Bülent Ecevit
Görüldüğü gibi Türk demokratik siyasetinin eğitim sistemi "Benin oğlum bina okur; döner döner yine okur" çizgisi ve "Dön baba dönelim, hacılara gidelim" felsefesi üzerindeki süreçte ilerliyor. Kısacası Kılıçdaroğlu da bu eğitim sisteminin bir ürünü değil mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER