Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Eski ekol siyasetçiler sorunları kriz stokuna aktarırlardı

Sevgili Engin Ardıç da yazmıştı...
1974'teki askeri harekâttan sonra Bülent Ecevit "Kıbrıs Fatihi" olmanın büyüsüne kapılıp bunu seçim zaferine dönüştürmeye çalışmak yerine çözüm için uluslararası konjonktürü değerlendirseydi, ne 12 Eylül 1980 darbesi olurdu, ne de Kıbrıs bir kriz konusu olarak bugüne kadar Türk dış politikası üzerindeki ipotek konumunda bulunurdu.

Çözüm çabaları
O günleri yaşayanlar hatırlar. Bizim Kıbrıs'a askeri müdahalemiz ertesinde Yunanistan'daki Albaylar Cuntası devrilmiş, Karamanlis sürgünden Atina'ya dönmüş ve bu ülkeye yeniden demokrasi gelmişti. Amerika da Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için Ankara ile Atina arasında mekik diplomasisini başlatmıştı.
Dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissinger mekik diplomasisinin baş aktörüydü.

Ecevit-Erbakan anlaşmazlığı
Ama Başbakan Ecevit ile başbakan yardımcısı Erbakan arasında "Kim Kıbrıs Fatihi olacak" konulu anlaşmazlık zirveye ulaşınca Ecevit koalisyonu bozdu. Erken seçim arayışına girdi.
Ne var ki artık ipler Demirel'deydi...
Sadi Irmak başbakanlığındaki geçici hükümetten sonra Demirel 1975'te Milliyetçi Cephe hükümetini kurdu.
Sonuçta 1977'ye kadar seçim yapılamadı.
Kıbrıs'ta çözüm de gündemden çıktı.
Bu gelişmeleri Amerikan ambargosu ve 12 Eylül 1980'deki askeri darbe izledi.

Çözüm uzakta
Bugüne uzanan yıllarda da önce Yunanistan arkasından da Kıbrıs Rumları Avrupa Birliği'ne girdiler. Türkiye ise hâlâ beklemede... Ve şu anda da Kıbrıs'ta kalıcı çözüm için "Taraflar" yine masa başındalar. Ada'daki Türk askeri varlığının sona ermesini kalıcı çözüm için ön şart olarak koyan Yunanistan ve Kıbrıs Rumlarının bu tutumları, bir çözümün yine çok uzakta bulunduğunun işareti.

Eski siyaset ekolü
Sorunları çözüme kavuşturmak yerine kısır hesaplarla bunları kriz stokuna aktarmak eski Türk siyaset ekolünün kötü bir alışkanlığıydı. Bu yüzden Türkiye çok zaman kaybetti ve dünyanın gerisinde kaldı. Bugün bu ekolün artık devre dışı kalmış olmasının kıymetini bilmeliyiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA