YAZARA MAİL GÖNDER Kuzey Kore mi yoksa ABD mi daha tehlikelidir?

YAZARLAR

Kuzey Kore'nin komik görünüşlü "Tek Adam"ı Kim Jong un'un aldığı kararlar, yakın çevresindeki insanları ve akrabalarını uçak savarlarla kurşuna dizmesi, Kuzey Kore'nin nükleer silahlanma programı ve orta-uzun menzilli füzelerle sık sık deney yapılması, dünya medyasının her gün işlediği haberler arasında. Bu arada Kim Jong Un'un üvey kardeşi Kim Jong-nam'ın Kuala Lumpur havaalanında zehirlenerek öldürülmesi, K. Kore diktatörünün akıl sağlığı konusunu yine gündeme getirdi.

Irak gibi mi olacak?
Son olarak Trump'ın Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'un Güney Kore ve Çin Halk Cumhuriyeti'ni ziyaretlerinde Kuzey Kore'ye karşı eskisinden daha sert politika izleneceği yolundaki konuşmaları, "Acaba Amerika Irak'ın Saddam'ı gibi Kuzey Kore'nin Kim Jong un'unu da askeri müdahale ile devirmeyi mi planlıyor" sorusunu gündeme getirdi.
Konuya doğrudan taraf olan Güney Kore'nin siyasal bilimcileri, bu soruya en doğru cevap verebilecek konumdalar

Saddam ders olmuş
Örneğin Güney Kore başkenti Seul'daki Yonsei Üniversitesi'nden Profesör John Delury, BBC'de yayımlanan demecinde, Kim Jong Un'un Saddam'ın düştüğü durumdan ders aldığını ve bu nedenle nükleer silahlanmaya ağırlık verdiğini söylüyor. Bilindiği gibi Amerika ve İngiltere Saddam'ın elinde kitle imha silahları bulunduğunu iddia ederek Irak'a askeri müdahalede bulunmuşlardı. Bu iddiaların asılsız olduğu işgalden sonra ortaya çıkmıştı. Kuzey Kore'nin ise hem nükleer silahları hem de bunları Amerika'ya kadar atacak füzeleri var...

Tehlikeli kardeşler
Kim Jong un'un üvey kardeşinin öldürülmesinde de rolü olduğu iddialarına ise Güney Kore'li siyasal bilimci şöyle yaklaşıyor: "Bir insanın üvey kardeşini öldürtmesi tabii ki insanlık dışı bir eylemdir ama akıl dışı değildir. Çünkü bu üvey kardeş Çin'in etkisi alanındaydı. Yani belirli bir süreçte kimin ne yapacağı bilinemezdi."

FETÖ'cü Alman
Görüldüğü gibi uluslararası ilişkiler ve kamuoyu önündeki aktörler, ilk bakışta sağlıklı değerlendirilmeleri pek mümkün olmayan şeylerdir. Baksanıza mesela Alman İstihbarat Şefi'nin de FETÖ'cü olmasına... Adamın açıklamasını okurken "Acaba bu adam da mı ByLock kullanıyordu" diye düşünmez misiniz?
Bu habere göre Alman İstihbarat Servisi (BND) Şefi Bruno Kahl, 15 Temmuz darbe girişiminin arkasında Fetullah Gülen'in bulunduğuna dair kanıt olmadığını ileri sürmüş. BND şefi ayrıca, FETÖ'nün Türkiye'de iddia edildiği gibi radikal İslamcı ve hatta terörist bir örgüt olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, örgütü "Dini ve seküler eğitim için çalışan sivil bir cemaat" olarak nitelemiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.