Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Turan Güneş "Bazıları çocuklarına miras olarak para bırakır, Cemil Sait Barlas ise sana arkadaşlarını miras olarak bıraktı" demişti bir gün... Turan Güneş gibi Kemal Tahir de babamın bana miras bıraktığı arkadaşlardandı.
Uzun yıllar ve haksız yere hapis yatmasına rağmen, insanlara olan sonsuz sevgisi beni şaşırtırdı.
Bir kişiye kızdıysa veya onu önemsiz görüyorsa "Sapısilik" derdi.

Lenin ve dostoyevski
Davetli olarak gittiği Sovyetler Birliği'nden döndüğünde, başından geçenleri kahkahalar arasında anlatmıştı. Bir kentin meydanında gördüğü Lenin heykelini işaret ederek kendisine eşlik eden görevliye "Bu kim" diye sormuş. Adam "Bu Lenin" deyince gülmüş, "Dostoyevski varken neden bu sapısiliğin heykelini diktiniz ki" demiş.

Yeniden okumak
Bir gün karşılıklı oturmuş sohbet ediyorduk. Kemal Tahir bana şöyle dedi:
-Belli ki küçük yaştan beri durmadan okuyorsun. Şimdi bütün bu okuduğun kitapların arasında seni en çok etkileyen 10 kitabı al ve bunları yeniden oku. İlk okuduğunda farkına varmadığın şeyleri bulacaksın bu kitaplarda...

Çarpık trajediler
Söylediğini yaptım ve gerçekten farklı şeyler buldum o kitaplarda. Ve yaşadığımız olayların bazılarının adeta Yunan trajedilerinden kopya çekilerek sahnelendiğini düşünür oldum.
Buradaki tek fark şu şekildeydi...
Yunan trajedilerinde komploya kurban gidenlerin arkasında koro onlara ağıt yakar. Bizde ise komploları yapanlara övgüler yağdırır siyasi korolar.

Woody Allen ve yaşlanmak
Bu pazar günü edebiyatın derinliklerinde dolaşırken, Woody Allen adındaki çağdaş filozofun özdeyişlerini hatırlamadan geçmeyelim. Mesela 74 yaşındaki aktör-yönetmen-yazar yaşlanmak hakkında şöyle demiş:
-Yaşlanmanın sağladığı hiçbir avantaj yoktur. Ne daha akıllı, ne daha zeki, ne daha nazik olursunuz.
Buna karşı sırtınız daha fazla ağrır, yediklerinizi daha zor hazmedersiniz, gözünüz daha az görür, işitmek için kulağınıza aygıt takarsınız...
Eğer mümkünse
yaşlanmayın...

Uzun boylu esmer yabancı
Geçen yıllardaki filmlerinden biri "You Will Meet A Tall Dark Stranger"di. Bunun Türkçesi "Uzun boylu bir esmer yabancıyla tanışacaksın" şeklindeydi. Woody Allen bu filmindeki kadınların tanışmayı ümit ettikleri "Uzun boylu esmer adam" için de şöyle diyordu:
-Amerikan kadınlarına uzun boylu bir esmer yabancıyla tanışacakları söylendiğinde, onlar ya Antonio Banderas'la ya da Warren Beatty'le karşılaşacaklarını sanırlar. Oysa hepimizin sonunda karşılaşacağımız uzun boylu esmer yabancı Azrail'dir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER