Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yeni bir yıla daha girildi. SABAH'ın titiz okurları acaba 2013 içinde gazetelerinden kalite adına ne bekliyor? Soruyu mercek altına alıyoruz

Yeni bir yıla adım atarken SABAH'ın okurlarla birlikte süren serüveninin 365 gününü onlar adına kısaca değerlendirmek bu köşenin adetidir.
Bu önemli, çünkü bu köşeyi SABAH'a ve onun basındaki yerine sadakatle bağlı, ondan vazgeçmeyen bir 'gönüllü düzeltmen ordusu', yani titizlenen ve eleştirileri esirgemeyen bir okur topluluğunun dile getirdiği görüşler esas olarak şekillendiriyor.
Kendisini okura karşı saydamlaştıran, 'içini açan', okurlarına hesap vermekten kaçınmayan, hatalarını kabul etmekten çekinmeyen bir gazetenin özgül ağırlığı elbette ki diğerlerine göre daha fazladır. Çünkü ülkemizde gazetecilik kültürü hep 'ben yaptım oldu' ve 'yaparım, geçerim, kabahatlerim hatalarım yanıma kar kalır' zihniyeti yüzünden kirli kaldı, pek çok örneğinde de öyle kalmaya devam ediyor. Oysa, halk gözünde medya hep zayıf not alıyorsa, ürün kıymeti düşük kalıyorsa, bunda mutlaka aranması gereken 'bizlere ait' yanlışlıklar ve yanlışta ısrarlar söz konusu.
Her sektörde asli hedef, ne olursa olsun, 'ürün kalitesi'dir.
Her sektörde 'ürün kalitesi' kriterleri bellidir.
Gazetecilikte vicdan ve ahlak esas rolü oynadığına göre, 'ürün kalitesi'elbette ki - aynen doctor ve hukukçularda olduğu gibi - etikle ölçülecektir. Zaten çok iyi biliyoruz ki, sadece üstün teknoloji, kağıt kalitesi vs okuru 'yeterince' tatmin etmemektedir.
Biz ombudsmanlar işte bu tür bir 'kalite ölçümü'ne yardımcı olabilmek için varız, bu köşeler onların aynası. Yıl boyunca bu köşeye - okurlara ait alana - günde ortalama 20 ila 40 kadar görüş, eleştiri, soru, tepki geliyor. Gelenlerin bir kısmı köşe yazılarıyla ilgili oluyor, ancak bunlara ombudsmanların yapacağı fazla bir şey yok; kanaat şahsidir, ırkçılık, iftira ve nefret saçanları dışında bu köşede öyle veya böyle düşünüyor diye eleştirilemezler. Ancak geriye kalan büyük bir bölüm, haberle, 'içerik'le ilgili olanları, makul ve somut oldukları ölçüde, etik süzgecinden geçiyorlar. Gazetecilikte hakkaniyet nasıl esas ölçüt ise, ombudsman da gazetecilere ilişkin eleştirisinde hakkaniyetli olmaya çalışıyor. Binlerce okur görüşünden süzülen tablo, aslında onların nasıl bir gazete görmek istedikleri konusunda da kılavzuluk ediyor.
Nasıl bir gazete? Geçen bir yıla bakınca, 2012 başında köşeye yansıttığım değerlendirmenin bir bölümünün hala aynen geçerli olduğunu söylemek mümkün.
Şöyle yazılıydı 6 Ocak 2012 tarihli köşede: 'Yüzü değişime, yeniliğe dönük olan bir kitle gazetesinin okurlarını konuşuyoruz. Tek bir kaba sığmayan, farklılıkları temsil eden, toplumun her kesiminden insanlar bunlar. Genel olarak ortaya çıkan beklentilerini şöyle özetlemek mümkün: SABAH'ın bu hareketli, oynak, gergin, sarsıcı gündemde, kuruluş ilkelerine sadakatinden sapılmaması.
Kutuplaşmayı körüklemeyen, toplumun her kesimine eşit ölçüde önyargısız bakabilen, sosyal fayları açmayan, her okurun kendi dünyasına ait sesleri, görüş ve tonları bulabildiği bir gazete. İstikrar kadar değişimi ve yenilikleri de savunan, haksızlıkları ilk zamanlarındaki gibi korkusuzca sergileyen, siyasetle yetinmeyip onun insana - bu gazetenin o harmanlanmış olan kitlesine - yansımalarını deşen bir gazete. Baş sayfasına siyasiler ve ünlüler kadar o insanların sesini ve dünyasını da alabilen bir gazete.
Manşetlerinde dümdüz ama irkiltici-ayrımcı tavırdan uzak bir dili konuşan, en hassas haberlerde bile lafı dolandırmayan bir gazete. Ne gerçek haber değeri taşıyorsa üzerine giden, iktidar(lar)ı sorgulayabilen, 'bağımsız' bir gazete.
Bu köşeye ulaşanların hatırı sayılır bir çoğunluğu bilgi, mantık ve dil hatalarından iyice arıtılmış haberler okumak istiyor. Yine önemli bir kesim okurdan gelen haklı eleştirilerde, haberlerde hakkaniyet ilkesi konusunda baştansavma davranılmaması isteniyor.
Yani, özellikle ihtilaflarla, suiistimallerle ilgili birey veya kurumları anlatan haberler, hele hele yargıya yansımış olguları anlatanlar, mutlaka 'diğer tarafın' da görüşünü alarak verilmeli. Bazı rakipleri 'çamur at izi kalsın'a varan bir habercilikte ısrar ederken, SABAH'ın farklılığı ve titizliği hissedilmeli. Bunun için de muhabirlerden çok hem servis yöneticilerine hem de sayfa editörlerine büyük görev düşüyor.
Gelen haberlerdeki ilkesel eksikliklere titizlenildiği ölçüde okurda 'kalite memnuniyeti' artacak. ' Temel konulardan bazılarına bakınca şunu görüyoruz: Olumlu tarafta, nefret söylemi çağrıştıran unsurların hem haberlerde hem de köşelerde 2012'de azaldığını, hemen hemen yok olduğunu gördük. Olumsuz tarafta ise hala sıkı takip gerektiren konular var.
Mesela özal hayatın gizliliği, mesela intihar haberlerinin dikkatli editorial süzgeçlerden geçmeden verilmesi.
Yolsuzluklara ilişkin habercilik de pek çok okurun sohbetlerde dile getirdiği bir beklenti.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER