YAZARA MAİL GÖNDER Çözüm süreci, dilde itina

YAZARLAR

'Çözüm Süreci'nde medya dili son olarak ne durumda? Hedefi toplumsal barış olan bir arayışta medyanın kışkırtıcı, itici, köstek olmaması için yapılanlar yeterli mi?

Konu en son, Akil İnsanlar heyetinden Cemal Uşşak tarafından gündeme getirildi:
"Dünyanın her ülkesinde böyle süreçten geçilirken medyanın dili önemli olmuştur. Bizim ülkemiz gibi kanlı kinli, geride 40 bin canın telef olduğu dönemde medyanın katkısı olmadan bu iş çözülemez. Geçen dönemde arkadaşlarımızın parantez içinde söylüyorum, asıl sorumluluk merkezlerdedir. Bu sürece kimi medya kuruluşlarının ve yazarlarının pek destek olmadığını, genel kalıplaşmış ifadelerle barış dilini kullanmadıklarını görüyoruz. Bu süreçte medya diline dikkat etmelidir. Elbette gazetecilik yapılacak ama birincisi; malum örgütün liderini ve kurucusunu merkeze alan bir habercilik anlayışı, Kürt olmayanların duygularını tahrik eder. İkincisi; o kişi hakkında hal böyleyken yıllardan beri süre gelen ve kullandığımız sıfatları kullanmanın bir anlamı yoktur. Bebek katili veya şudur budur gibi..."
Süreç de, haberler de, yorumlar da devam ediyor.
Yorumlara denecek bir şey yok, isteyen istediği açıdan kanaatini ortaya koyar.
Ama haber dili önemli. Temiz, kılçıksız, oraya buraya gereksiz yere batmayan, nötral bir dil.
Van'lı okurumuz Mürsel Özkaya geçenlerde telefonda yakınıyordu:
"Ben bir Kürt'üm. Başbakanımızın başlattığı süreci sonuna kadar da destekliyorum. Canımız artık yeteri kadar yandı. Ama kaza belaya uğrar diye de ödüm kopuyor. İsterim ki canlar bir olalım. Gazetemi okurken hâlâ PKK'lilerden terrorist diye bahsedilmesini yanlış ve zararlı buluyorum. Sonra ikide birde 'İmralı' deniyor. Nedir bu? Bir adanın adıdır. Devletimiz kimle konuşuyor ki? Toprak parçası değildir bu, Öcalan'dır. Madem sürecin adı konmuştur siz de adını sanını doğru koyun. Önemlidir...!"
Son dönemdeki haberlerin diline bakıldığında, başlık olsun metin olsun artan bir dikkat belli oluyor. Okurun tepkisi biraz abartılı. Ama genel olarak sürece, onun bir tarafı olan PKK'ya ilişkin haberlere bakıldığında tam bir editoryal tutarlılık olduğu da söylenemez.
Örneğin 29 Nisan tarihli gazetede yer alan Çekilen Teröristler İçin 8 Yeni Kamp başlıklı haberin hem başlığı hem de metninde 'teröristler' sıkça geçmekte. Oysa bunun yerine pekala 'silahlı eylemciler' veya, daha basiti, 'PKK'lılar' denebilir. (Başka pek çok SABAH haberinde zaten bu uygulanıyor.)
Yine aynı şekilde, aynı tarihli gazetenin hem baş sayfasında yer alan 'İmralı'dan Kadın Kongresine Mesaj: Barış Kadın İşidir başlığında ve iç sayfadaki iki haberde Öcalan'ı ima eden, İmralı sözcüğü var.
Oysa, haber dili ima etmez; haberin öznesi neyse, hele adı varsa, mutlaka adını düpedüz koyarak, yani 'doğruluk' ilkesine uyarak okuru bilgilendirir.
Haber propaganda illetinden kurtarılmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.