YAZARA MAİL GÖNDER İzmir'e hiç yakışmadı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Efsanelerinde kadınlar tarafından kurulduğu öne sürülen, kim bilir, dünyada kaç şehir vardır. Herhalde bir elin parmaklarını geçmez. İşte bu şehirlerden biri de İzmir'dir.
İzmir'in günümüze kadar uzanan efsanelerinde, kentin Amazon adı verilen kadınlar tarafından kurulduğu söylenir. Biliyorsunuz 'efsane'nin kökleri, Eski Yunan'da 'duyulan ya da söylenen, kulaktan kulağa aktarılan' anlamında kullanılan, 'mitos' sözcüğüne dayanıyor. Farsça kökenli efsane sözcüğü ise tarih sahnesine 'mitos'tan sonra çıktı. Bizde efsanenin tam karşılığı 'söylence' olarak adlandırılabilir. Sonuçta bizim coğrafyamız, başta Anadolu olmak üzere sayısız renkli efsanelerin gölgesinde yaşar. Türkiye'nin bütün şehirlerinde, Anadolu ile kucaklaşmış efsaneler vardır. Her şehrin, bir ya da birden fazla kuruluş efsanesi vardır.

BİR BAŞKADIR İZMİR'İNKİ...
Ama İzmir'in efsaneleri bir başkadır. İnsanı masalsı bir dünyaya teslim eder. İzmir cıvıl cıvıl, hep konuşan, renkli, çok sesli bir şehir olduğu için, efsaneleri de böyle. Kentin genetik köklerine işlemiştir bu efsanelerin tümü. Kentin kurucularının kadın olduğunu anlatan 'anaerkil' dönemden kalma İzmir gibi bir örnek var mıdır, doğrusu bilmiyorum.
Bir zamanlar, Anadolu'yu kasıp kavuran, şehirleri ele geçiren, gerektiğinde erkekleri güçleriyle dize getiren bir Amazonlar grubunun, erkek egemenliğinden kurtulmak için, onlara başkaldıran kadın savaşçıların kurduğu başka bir şehir efsanesi var mıdır?

ADI KENDİLERİNİ ANLATIYOR
Atlarına yarı çıplak binen, oklarının yaylarını daha iyi çekebilmesi için, küçük yaşta sağ göğüslerini kestiren, bu nedenle de memesiz anlamına gelen 'amazon' adını alan kadınların kurduğu kent efsanesi İzmir'e aittir. Ege sahillerinde at koştururken, İzmir kıyılarına ulaşan Amazonlar, yine aynı efsaneye göre burayı çok beğenerek bir şehir kurmaya başlarlar. Amazonlar, liderlerinin adı Zmirna olduğu için, kurdukları şehre onun adını verirler.
Sanki genlerindeki bu özellik nedeniyle İzmir, hep dişi bir şehir gibi olmuştur. Ya da bana göre dişi bir şehirdir. Bu özelliği genlerinde taşıdığı için belki, İzmir çok uzun yıllardır kadınların hep el üstünde tutulduğu, kadına saygının ön plana çıktığı bir şehirdir. Çünkü bu yaklaşım şehir için bir yaşam tarzı olmuştur.

RET GEREKÇESİ İNADIRICI MI!
İşte bu İzmir'de, 2 gün önce bu kente hiç yakışmayan bir tablo yaşandı. Kadınlar tarafından kurulduğu öne sürülen kentte; İzmir Sanayici ve İşadamları Derneği (İZSİAD) genel kurulunda, derneğin adında ek olarak 'işkadını' ifadesinin yer almasına yönelik teklif, kabul edilmedi.
Bu sonuçtan büyük üzüntü duyan Dernek Başkanı Ayhan Baran ise "İstedik ama toplum buna hazır değilmiş" dedi.
Sonuçta İZSİAD'ın genel kurulunda kadınlar, 'işkadını' ifadesinin derneğin ismine girmesini beklerken, hayal kırıklığına uğradı. Kadınlara dönük projelerle tanınan ve üyelerinin yüzde 35'i kadın olan derneğin, olağanüstü kongresinde 'kadın'a onay çıkmadı. 308 üyeli dernekte 93 üye olağanüstü genel kurula katılırken, öneri için sadece 39 üye oy verince, değişiklik de gerçekleşmedi. Ret oyu veren bazı üyeler ise "Derneğimizin ismindeki 'adam' kelimesi 'insan' anlamındadır. Bu kadını da erkeği de kapsıyor" gibi anlaşılmayan yorumlar yaptılar. Bazı üyeler ise 'marka' söyleminin arkasına sığındılar. Evet sonuçta bu demokratik bir tercih, saygı duyarız. Ama bana kalırsa, ayıp oldu ve İzmir'e yakışmadı. Çünkü bir derneğin adında, kadının da yer alması, sadece bir şekil sorunu değil, bir bakış açısıdır. Bilinçaltında, kadına nasıl bakıldığını gösterir. Kanımca İZSİAD hiç olmazsa adını İzmir Sanayici İş İnsanları Derneği olarak değiştirsin. Belki çözüm bu olur.
Korkmasınlar marka değerinden bir şey kaybetmezler, tam aksine kazanırlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.