YAZARA MAİL GÖNDER Düşündüren tablo

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

MAK Danışmanlık, geçtiğimiz hafta Türkiye genelinde gerçekleştirdiği 40 bin denekli bir araştırmanın, ülke gündemini ilgilendiren genel sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmıştı. Bu araştırmanın, yerel seçim ayağı ile ortaya çıkan sonuçların bir bölümü de kamuoyuna yeni yansıdı.
Tam 400 saha çalışanının katıldığı, Türkiye'nin tüm illerinde gerçekleştirilen, kırsal kesimlerde ise insanların bir bölümüne telefon ile ulaşılan araştırmanın İzmir ayağında dikkat çekici bir tablo ortaya çıkmış.
Kanımca seçim öncesi yapılan bu tür siyasi araştırmaların çoğunluğu, doğaldır, sonuçları açısından tartışmalı oluyor. Çünkü bu araştırmalarla ilgili, somut veriler genelde yoruma çok açık. Hangi kurum yaparsa yapsın, bu çekince hep var.
Bu nedenle kişisel olarak özellikle kamuoyuna yansıyanlardan çok, yansımayan araştırmaları daha önemsiyorum. Yine de bu araştırma ilgimi çekti. Özellikle yerel siyasetçilerin de, dikkatini çekecektir. Çünkü araştırma sonuçları, İzmir'de henüz yoğunlaşmamış yerel seçim yarışında, hep 7 puan önde görülen CHP'nin, şu an AK Parti'den sadece yüzde 2 oranında önde olduğunu öne sürüyor. Sanıyorum bu görünüm, her iki parti açısından düşünmeye değer.

OBAMA TEKNİĞİYLE ANALİZ
Özellikle CHP yönünden bakıldığında, insanların ve grupların; sadece kendi merkezi çemberlerinde gördükleri siyasal hava ile kentin varoşlarının bir bölümünden yansıyan siyasal havanın arasında fark olduğu, olabileceği; hiçbir kentin hiçbir siyasal parti için sürdürülebilir bir 'kale' gibi görülmemesi gerektiği sonucu çıkabilir.
Yine tersinden okuduğumuzda AK Parti açısından da, bu boyutta değerlendirilmesi gereken temel olgular var. Elbette bu değerlendirmeler, öncelikle siyasi partilerin yöneticilerinin işi. Araştırma şirketi yönetimi, deneklere, içinde ucu açık olmayan net sorular sorulduğunu, son ABD seçimlerinde kullanılan 'OBAMA' tekniği denilen demoğrafik yapıyı dikkate alarak analiz yapıldığını vurguladı. Kullanılan teknik cinsiyet, yaş grupları, meslek, sosyal statü, etnik köken ve eğitim düzeyleriyle ilgili.

SEÇMEN BEKLENTİSİ

Araştırmanın bölümlerini okuduğumda, bazı detaylar ilgimi çekti. Sonuçlara göre halkın yerel yöneticilerden en çok ciddi şikayet konusu; yerel siyasetçilere ulaşamama ve ulaşıldığında ise gerekli ilginin görülmemesinde odaklanıyor. Bu noktada yerel yöneticiler çok iyi bir sınavdan geçemiyorlar.Bu seçimde farklı bir açılım daha var. Özellikle seçimlere il belediyesi olarak girilen, ama bu dönemde büyükşehir yapılan Ege dahil, tüm bölgelerdeki vilayetlerde, başta istihdam olmak üzere, belediye hizmetlerinin çok daha iyi olacağı yönünde ciddi bir seçmen beklentisi var.
Bu beklentinin yeni büyükşehir yapılan illerde, özellikle iktidar partisi lehine, 3-4 puanlık bir artış sağladığı gözlemleniyor. Ama aynı yasayla, belde özelliğini yitiren Alaçatı, Çandarlı gibi turizm merkezlerinde tersine tepki gelişmiş.
Yine deneklerin yerel yöneticilerden bekledikleri arasında, öncelikle asli işlerini hiç ihmal etmemeleri, katkı getirecek sosyal projelere daha çok eğilmeleri isteği öne çıkıyor. Elbette en önemlisi, denekler arasındaki temel eğilimin; bu yerel seçimlerde öncelikle 'ideolojik' tercihler yerine; 'hizmet' ve 'projeler' yaklaşımının öne geçeceği saptaması.
Bilmem, 40 bin denekle yapıldığı öne sürülen bu araştırma, yerelde özellikle kendi içinde yıpratıcı bir rekabetin öne çıktığı bazı siyasal yapıları, birazcık daha ciddi düşünmeye iter mi?
Hep birlikte yaşayıp göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.