YAZARA MAİL GÖNDER Manifesto

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Dün köşemde, çok inandığım bir proje olan "İzmir Akdeniz Akademisi"nin kuruluşunu, siz sevgili okurlar ile paylaşmıştım. Okurlardan gelen bazı sorular karşısında, konunun daha iyi algılanmasına katkıda bulunmak amacıyla, bugünkü yazımda İzmir Akdeniz Akademisi'nin altına imza atabileceğim kuruluş manifestosundan bir bölüm aktarmak istiyorum:
"Günümüz dünyasında ekonomiler büyük kentler aracılığı ile birbirleriyle yarışıyor.
Bu nedenle büyük kentlerin yönetimleri artık yalnız kentlilerine hizmet üretmiyor, aynı zamanda kentlerinin ekonomi alanında yarışmasında öncülük etme işlevini de yükleniyorlar. Nitekim bu işlev çeşitlenmesi, Türkiye'nin yerel yönetim yasalarına da yansımış bulunuyor.
Dünyanın yaşadığı küreselleşme ve bilgi toplumuna geçiş sürecine, İzmir dünyanın en büyük 130 kenti arasında yer alarak katkıda bulunuyor. Bu süreç içinde İzmir, hem kendisini, hem de hinterlandını bir kentsel bölge olarak yapılandırıyor.
Türkiye'nin demokrasi tarihi içinde özgün bir yere sahip olan İzmir, kent yönetimin yeni işlevinin gerçekleştirilmesinde de, demokratik geleneğine uygun olarak davranmaktadır.

ÜÇ AYAKLI GELİŞME VİZYONU
İzmir halkı ve kanaat önderleri arasında, kentin ekonomisinde ve yaşam kalitesinde bir sıçrama yapılması gerektiği ve İzmir'in bu atılımı yapabilecek bir konuma, potansiyele sahip olduğu konusunda görüş birliği bulunmaktadır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi bu sıçramayı yaratacak kent vizyonunu demokratik bir süreç içinde belirlemiştir. 24 Ekim 2009'da toplanan Kültür Çalıştayı'nda, İzmirlilerin ve İzmir'e gönül vermiş olan bilim, kültür ve sanat insanlarının katılımıyla üç ayaklı bir gelişme vizyonu saptamış bulunmaktadır.
Bunlardan birincisi İzmir'in dünya ekonomik iş bölümünde daha ileri bir yer tutabilmesi için, tasarım ve yenilikçilik (innovation) kenti niteliğini kazanmasının sağlanması, ikincisi bu hedefin yurt dışına açık ve Akdeniz'in büyük kentleriyle kurduğu ilişkiler ağı içinde bir odak oluşturarak gerçekleştirilmesi, üçüncüsü ise bu vizyonun insan onuruna saygılı, demokratik ve katılımcı pratikler içinde bir yönetişim anlayışıyla uygulanmaya çalışılmasıdır.

AKADEMİ'NİN İKİ İŞLEVİ
Böyle bir vizyonu yaşama geçirmek, toplumun tüm kesimlerinin, uzun süreli gayretlerini gerekli kılmaktadır. Bunun için de bu vizyonun hayata geçirilmesinin, düşünsel ve organizasyonel yükünü yüklenecek uzun soluklu bir kurumsallaşma gereksinimi ortaya çıkmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin danışma mekanizmaları içinde böyle bir kurumun "İzmir Akdeniz Akademisi" olabileceği üzerinde oydaşma sağlanmış ve uygulamaya geçilmiştir.
İzmir Akdeniz Akademisi temelde iki işlev görecektir. Bu işlevlerden biri bir düşünce kuruluşu olmasıdır. Bu yönüyle vizyonu yaşama geçirecek stratejileri geliştirecek, bu yolla İzmir'in ufkunu genişletecek, çalışmaları rutinlere hapsolmayarak sürekli yeniliklere açık kalacak, İzmir'in vizyonunu geliştirmek için gerekli entelektüel kapasiteye paydaşlarıyla birlikte katkıda bulunacaktır.
Akademi'nin ikinci temel işlevi, paydaşların karşılıklı etkileşecekleri, vizyonun yaşama geçirilmesinde yüklenecekleri işlevlerin belirleneceği, uygulama sözlerinin verileceği bir platform oluşturmaktır. Bu iki işlevi birden gerçekleştirecek bir kurum olması onu özgün hale getirmektedir.

ADANMIŞ, ESNE VE YENİLİKÇİ
Bunun, büyük kadroları olan, düşünceleri kendi üreten, araştırmaları kendi yapan, çözümleri kendi uygulamaya çalışan, kısacası işleri kendi yapan hantal bir kurum olmaktan çok, İzmir'in ve İzmir'i sevenlerin kapasitelerini harekete geçiren, onları bir araya getiren, onları yapmaya özendiren, bu işlevlere adanmışlıklarını sağlayan, esnek ve yenilikçi bir zihniyete sahip olması gerekmektedir.
Bu kurum kapasitesi ve adanmışlığı yüksek bir çekirdek kadrosu bulunan, katı hiyerarşik bir işbölümünü değil, ele aldığı işe göre genişleyebilen, daralabilen, ortaklıklar geliştirebilen, yatay ilişkilerinin gücü ve yaratıcılığından yararlanabilen bir örgütlenmeyi başarabilmelidir.
Akademi'nin faaliyet alanı İzmir'in vizyonuna atıfla tanımlandığında çok geniş bir alan ortaya çıkmaktadır. Akademi'nin tüm alanlarda faaliyet göstermesi beklenemez. Bunun için özellikle başlangıç yıllarında daha dar bir alanda seçmeci olarak faaliyet göstermesi beklenmektedir. Belli alanlarda bir başarı sağlandıktan sonra bu işlevini STK'lara ya da başka kurumlara devredecek, kendisi yeni bir alanda öncülük işlevi görmeye girişecektir."
Manifestonun bir bölümünü aktardım. Konunun takipçisi olacağım. Akademi'nin İzmir'in Akdeniz'in kültürel hareketliliğine katkıda bulunan kentler ve kültürel girişimlerle etkileşim içinde, bir "Akdeniz kültür ağı"nın oluşmasında, öncü rol üstlenme isteğini de çok önemsiyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.