YAZARA MAİL GÖNDER İyi yapılan iş

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Hayat notları

Martin Luther King (1929-1968) Afrika kökenli bir Amerika'lıydı. Amerikan Yurttaş Hakları Hareketi'nin önderiydi. Şiddet karşıtı görüşleriyle, zenciler için eşitlik isteyen yaklaşımıyla, bir zamanlar binlerce insanı etkilemişti. 1964 yılında Nobel Barış Ödülü'ne layık görülmüştü. Hayatının baharında sayılabilecek bir yaşta; bir suikast sonucu öldürülmüştü.
King'in başta "Bir Hayalim Var" başlıklı konuşması olmak üzere, insanları çok etkileyen konuşmaları vardı. Sözün büyüsünü aktaran bir propagandistti King.
Bir seferinde şöyle seslendiği bilinir:
"Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo'nun resim yaptığı, Beethoven'in beste yaptığı veya Shakespear'in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki, gökteki ve yerdeki herkes durup, 'Burada işini çok iyi yapan, dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş.' desin."

***

İnsanın hem kendi eksikliğini bilmesi hem de eksikliklerini de bilerek işini iyi yapmaya çalışması çok değerli. Günümüzde de sanki giderek azalıyor gibi.
Çünkü insanlar hem eksikliklerini bilmedikleri gibi hem de işlerini iyi yapmayı bilmeyip, sadece yapar gibi görünüyorlar. Olmayıp; sadece 'gibi görünmek', hayatlarımızın yeni üslubu oldu.
Bilmeyip, biler gibi görünmek...
Yapmayıp, yapar gibi görünmek...
Çalışmayıp, çalışır gibi görünmek...
Sevmeyip, sever gibi görünmek...
Gibi gibi.. Hep 'gibi' çizgisinde olmak....
İşini de iyi yapmayıp, yapıyormuş gibi olmak...
***

Küçük bir anlatı:
Bir zamanlar terzi olarak hayatını kazanan 17. Amerikan
Başkanı Andrew Johnson (1808- 1875), bir toplantıda muhalif kanadın bu konuyla ilgili alay etmesi üzerine şu karşılığı vermiş:
"Aranızda bir centilmen benim bir zamanlar terzi olduğumu söyledi.
Bu beni üzmez. Çünkü terzilik yaparken, benim iyi bir terzi olarak şöhretim vardı.

Diktiğim elbisede kusur bulunmazdı. Müşterilerimin elbiselerini belirlenen günde diker, verir ve daima çok temiz iş yapardım."
***

İşini iyi yapabilmek sizce mükemmeliyetçilik midir?
Sıradan, kısır, inatçı bir mükemmeliyetçilik, elbette insanı ve çevresini sıkabilir.
Yani hedefi bir takıntı gibi mükemmeliyetçilik olanın, zaten yaptıkları da mükemmel olmaz.
Çünkü galiba Küçük Prens'in yazarı Antoine de Saint-Exupery'in dediği gibi:
"Mükemmelliğe, artık eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında erişilir."
Yani insan bir işi yaparken, bir konuda üretirken, kendi doğallığında yürürse, mükemmelliğe giden yolun, hiçbir zaman sonlanmayacak bir yolculuk olduğunu anlayabilir.
Çünkü mükemmel olan sadece ve ancak sonsuzluk ve bilinmeyendir...
İnsan hep kusurludur. Kusurun mahkumudur, bir yanıyla... Bu nedenle işini sahicilik duygusuyla 'iyi yapmaya' çalışmak değerli... 'Yapıyormuş gibi olmak' değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.