YAZARA MAİL GÖNDER Medeniyetler birbirine bağlandı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Yıllar önce, İngiltere ile Fransa'yı birbirine bağlayan Manş Tüneli'nden Londra'dan Paris'e geçip, üç gün sonra da Paris'ten Londra'ya dönerken; istenirse teknolojinin, tüm insanlık lehine, gizemli ve çok çok etkin noktada kullanılabildiğini, bir kez daha anlamıştım.
Tüm bunların, örneğin Manş Tüneli'nin, ancak 200 yıla yakın hayali kurulduktan sonra gerçekleştirilebildiğini; insanın hayal kurmasının sonuçlarının, bazen ne kadar çok büyüleyici olabildiğini de heyecanlanarak derinden hissetmiştim.
Manş'ı geçerken, Avrupa Yakası ile Asya Yakası'nı birbirine bağlayacak, Marmaray'a ilişkin gelişmeleri, sadece mesleki bir refleksle uzaktan izliyordum.
Bir denizin dibinde, Londra'dan Paris'e süzülerek, güven içinde yolculuk yaparken; itiraf edeyim ki, bizde Marmaray'ın başarılabileceğine, çok büyük bir inancım yoktu.
Ama işte dün, Türkiye Cumhuriyeti'nin 90. kuruluş yıldönümünde, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan'ın yanısıra, çok sayıda yabancı devlet adamının katılımıyla, Marmaray hizmete girdi. Yapılan işin hakkını vermek gerekirse, gerçekten büyük bir hayal gerçekleşmiş oldu, insanlığa hizmet eden çok büyük bir iş. Tüm Türkiye'nin gurur duyacağı bir iş...

KESİNTİSİZ ULAŞIM
Hatta bu projeyi, Manş Tüneli ile karşılaştırmamak gerekli.
Çünkü ikisi de büyük, ama ikisi de, birbirinden ayrı özellikler taşıyor. Marmaray, Japonlar'ın da katkısıyla, dünyada birçok açıdan, en yüksek teknolojide, çok sayıda ilki barındırıyor.
Zaten bu ilkleri, gazetemizde okuyacaksınız, biz tekrarlamayalım.
Marmaray, tam 152 yıllık bir hayalin hayata geçmesi. İlk kez Sultan Abdülmecid tarafından dillendirilen, rüyası görülen proje, artık hayata geçmiş durumda.
Marmaray projesi için, 'Londra'yı Pekin'e kesintisiz demiryolları ile bağlama projesidir' denirken, bir abartı yapılmıyor. Çünkü Manş Tüneli'yle, İngiltere kıta Avrupa'sına bağlanmıştı. Şimdi Avrupa Yakası ile Asya Yakası, yani iki kıta birbirine bağlandı. Artık Londra'dan, yani Avrupa'nın batısından Asya'nın doğusuna, Marmaray sayesinde, kesintisiz ulaşım yapılacak. Marmaray, aynı zamanda 'simgesel' olarak, çok anlamlı. Dünya ülkelerinin, birbirini ötekileştirmeye çalıştığı günümüzde; Marmaray medeniyetleri birbiriyle buluşturuyor. Birbirine bağlıyor. İnançlar birbirine yaslanıyor. Doğu ile Batı buluşuyor. Kıtalar birbirleriyle kucaklaşıyor.
Marmaray, siyasetten arındırılmış haliyle, hem Türkiye'ye hem de insanlığa hizmet etmenin çok güzel bir örneği. Tüm yurttaşlarımızın, göğsünü gererek, parmakla göstereceği bir iş. Projeyi dikkatle izleyen, öncülük yapan Başbakan Tayyip Erdoğan'dan özveriyle uygulayan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'a; o tünelde aylardır çalışan emekçilerden, proje mühendislerine kadar; emek verenlerin tümü, ayakta alkışlanmayı, kanımca hak ediyor.
Önceki gün Ulaştırma Bakanlığı'nın davetiyle, İzmir'den meslektaşlarımızla birlikte, Marmaray'la ilgili, İstanbul'a gittik. Katıldığım bilgilendirme toplantısında, projenin detaylarını gördüğümde; ben bu alkışı, içimden sessizce ve bu büyük emeğe saygıyla gerçekleştirdim.
Bunu, yapılan işe ve hayata karşı borç olarak gördüm. Bilgilendirme turunda, vagon Üsküdar'a doğru süzülerek giderken, tam da Avrupa ile Asya denizinin altında, en orta noktada buluştuğu yerde, insanlık açısından keşfetme heyecanı yaşadığımı itiraf edeyim.
Üstlendiği tüm görevlerde, 'arı' gibi çalışan, ürettiklerini mütevazı duruşuyla örtüştürmeyi çok iyi bilen, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile tüm meslektaşlarım gibi, o noktada, üstelik denizin tam 62 metre altında hatıra fotoğrafı çektirirken, insan elbette heyecanlanıyor.

4 DAKİKADA SİRKECİ
Türkiye'nin böylesine güzelliklerle kucaklaşması, çok mutluluk verici.
İstanbul'un yaşam kalitesi çok daha fazla yükselecek. Düşünün, Üsküdar-Sirkeci arası Marmaray'ın hizmete girmesiyle artık sadece 4 dakika. Binali Yıldırım'ın ironik zekasının ifadesiyle, 'iki lafın belini kıramadan' yolculuk bitecek. Yıldırım, Marmaray'ın detaylarını ve tarihçesini anlatırken, geçmişin de hakkını verdi. Sultan Abdülmecit'ten 2. Abdülhamit'e uzanan onlarca yıllık bir rüyanın hayata geçebilmesi için yapılan; 1970'li yıllardan başlayıp, 1990'lı yıllara uzanan hazırlık çalışmalarını saygıyla andı; teşekkür etti ve kadirşinaslık örneği gösterdi.
Bu projede en çok 'deprem riski' ile ilgili 'dedikodu' üretildi. Ama Bakan Yıldırım'dan ve uzmanlardan yansıyan, tüp geçidin 8.5 şiddetinde depreme dayanıklı olduğu yönünde. Yani olası bir Marmara depreminde, herhalde İstanbul'da en güvenli yer tüp geçit olacaktır. Tüm Türkiye'ye, İstanbul'a hayırlı olsun.
Ne diyeyim...
İzmirli bir gazeteci bakışıyla, eğer bu yazıda, bu projeyi kıskanmadığımı yazarsam, dürüst davranamamış olurum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.