YAZARA MAİL GÖNDER "1500 Ali"

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

İzmir'de Kaya Termal Convention Otel'de , dün AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı, eski Ulaştırma Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım'ın, "proje toplantısı"nı izledim.
Aslında "Proje yağmuru toplantısı" demek çok daha doğru. Çünkü Yıldırım, 9 başlık altında, İzmir'in geleceğine yönelik, seçilirse hayata geçirmeyi hedeflediği, 1414 projeyi açıkladı. Bekliyordum; ama doğrusu bu kadarını beklemiyordum.
Türkiye'nin en icracı bakanı olarak tanınan Yıldırım, her zaman olduğu gibi dersini çok iyi çalışmış; pozitif söylem şemsiyesinin altında topladığı projelerle, toplantıya katılanları şaşırttığını yazabilirim. Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de, Yıldırım'ın sunumunu çok ilgiyle izlediler.
Binali Bey, adının simgelediği "Bin" özelliğini aşarak; açıkladığı projelerle artık "1500 Ali" oldu. Çünkü 1500'e yakın proje açıkladı. İzmir'de bugüne kadar hareketli geçen seçim süreci; ağırlıklı olarak makro siyasete bağlanan söylemlere endeksliydi. Kamuoyunun dikkatini çekecek bu projeler, İzmir'deki seçim sürecinin objektifini, genelden yerele; yani hizmetler tartışmasına ve projelere çevirebilir mi?
Kanımca mutlaka çevirecektir. Çünkü bu projelerin hepsi, İzmir'de konuşulacak, hayata geçip geçmeyeceği tartışılacak, ne kadar gerçekçi olup olmadığı, bütçesinin ne olduğu üzerine; yüzlerce yorum yapılacaktır.
Bu yorumlar, sorular ve yanıtlar; projeleri; halkın gündemine somut şekilde taşıyacaktır.
Eskiden kalma bir alışkanlıktır; genelde yerel seçim yarışlarında; adaylar somut projeleriyle, bazen uygulanamayacak çıkışlar yapabilirler. Ama Binali Yıldırım'ın açıkladığı projelerin, tamamını uygulanabilir bulduğumu yazabilirim. Elbette bu yargımı; sadece yerel yönetimlerin çalışmalarını yakından izlemeye çalışan bir gazeteci ve yurttaş kimliğimle vurgularım. Yani bir uzman olarak değil.
Ayrıca açıklanan tüm projeleri beğendiğimi, İzmir'in ihtiyaçlarının iyi tespit edildiğini, hepsinin kaynakları yaratıldığı sürece, kent için gerçekten hayata geçirilebilir olduğunu belirtebilirim. Bu projeler çok konuşulacaktır. Gerisine sandıkta halk karar verecektir.
Binali Yıldırım kampanyasını sağlam bir strateji üzerinde şekillendirerek; "Hayat İzmir" başlığı altında toplamış. Seçilen 9 başlık altında toplanan bu anlayış, bütünlüklü bir zihniyet değişikliğinin simgesi sayılabilir.

DÖRT TEMEL SEKTÖR
"Ekonomi'de Hayat, Ulaşım'da Hayat, Sosyal Hayat, Ekolojik Hayat, Kentsel Hayat, Engelsiz Hayat, Teknolojik Hayat, Kültür- Sanat'ta Hayat, Sağlıklı Hayat" başlıkları altına dağılan 1414 projede bütünlenen "Hayat İzmir", bir şehircilik hareketi olarak tanımlandı. Yıldırım'ın açıkladığı projeler elbette sadece fiziki değil; kentin gelecek vizyonuna yönelik. Örneğin "İzmir'in Türkiye'nin kültürsanat başkenti olması hedefinin" öncelikli tercih edilmesi; kentin ruhunu kucaklayabilmek için, yerel yönetim dersinin çok iyi çalışıldığının göstergesi. Bu yaklaşım, İzmir'de kültür endüstrisinin yaratılmasının hedeflendiğini gösterir.
Yıldırım "Zor hemen, imkansız biraz zaman alır" diyor. Yıldırım, İzmir'i kalkınmada lokomotif hale getirme hedefleri üzerinde de durdu. "Tarım, sanayi, turizm ve kültürü" İzmir'in gelişimi için, dört temel sektör olarak seçtiklerini vurgulayan Yıldırım; İzmir'in Türkiye'nin 3. büyük kenti olmasına rağmen, nüfus dışında, çok sayıda göstergede üçüncülüğün altında olduğunu belirtiyor. Yıldırım; İzmir'in geçmişine, tarihsel mirasına gönderme yaparak, haklı olarak geçmişiyle övündüğünü; geleceğine kaygıyla yaklaştığını söylüyor.

DİLEĞİMİZ, İZMİR'E YAKIŞMASI
Elbette bu projelerin kente kazandıracağı somut kalkınma hamleleri nedeniyle; ekonomik pastanın genişlemesi, yaşam kalitesinin yükselmesi çok değer taşıyor. Bu ve benzeri projelerin İzmir'de hayat bulması; hem istihdam açısından, hem diğer alanlarda, kentin ekonomisine çok ciddi katkı getirir. Çünkü bu projelerin bütününde, yatırım değeri olarak, milyarlarca dolardan konuşuluyor. Bu işler zincirleme. Siyaset reflekslerinden sıyrılıp, konuya sağduyulu yaklaşırsak; bu ya da benzeri projeleri, İzmir'e kim yaparsa yapsın; İzmir değil "koşturmak", "uçmak" aşamasına geçer.
Sonuçta Binali Yıldırım'ın dediği gibi; "Şimdi seçme sırası hemşerilerimizde."
Önümüzde 33 gün var. İzmir heyecanlı, çok zorlu bir seçim yarışına tanık olacak.
Ne diyelim; İzmir'e yakışır bir seçim süreci olsun. Dileriz öyle olur...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.