YAZARA MAİL GÖNDER Seçilenler için Başkanlık Andı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Türkiye' de mimarlık mesleğinin duayen ismi, büyük ustası, mimar, yazar Doğan Hasol'un, geçmiş yıllardan kalma, ünlü bir 'Belediye Başkan Andı" vardır. Aslında Doğan Hasol'un 1990'lı yıllarda kaleme aldığı, ama hala güncelliğini koruyan bu antta değindiği noktalar, seçilen başkanların yapmaları gerekli noktalardan çok, yapmamaları gerekenler üzerine bir yemini içeriyor. Yani biraz "Aman yeter ki kötü bir şey yapmasınlar" kaygısının yansıması.
O yıllardan bu yana, şehircilikte, belediyecilikte, evrensel anlamda çok gelişme oldu.
Seçilen belediye başkanlarında, üstlendikleri görevlerle ilgili, daha ciddi farkındalık gelişti.
Ama yapılan temel hatalarla ilgili hiç değişmeyen durumlar var. Doğan Hasol'un bu belediye başkanlık andını, daha önce de bu köşede yayınlamıştım.
Bir önceki yerel seçimden günümüze, hem belediyeleri yöneten başkanların ne yaptıklarına bir ölçü olması açısından, hem yeni seçilecek yöneticilere ışık tutması için "Belediye Başkanı Andı"nı özetleyerek aktarıyorum. Başkanlar genel olarak bu kurallara uyarlarsa, eminim birçok şey kendiliğinden doğru ilerleyecektir.
Hata yapma oranları düşecektir.

İŞTE
ALTIN KURALAR
Andın özeti şöyle:
* Bilime, yasalara, şehircilik ve mimarlık kurallarına, plan fikrine, uzmanlıklara saygı göstereceğime, benbilirimci ve keyfi davranışlarda bulunmayacağıma,
* Tarihsel kent dokusunu ve eski yapıtları koruyacağıma; eski yapıtlar arasında din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmayacağıma,
* Şehrin havasını, suyunu, toprağını, ekolojik dengesini koruyacağıma; yeşil alanları, su havzalarını, doğal ve tarihsel sitleri yağmaya ve yapılaşmaya açmayacağıma, * Belediye arsalarını elden çıkarmayacağıma,
* Yeni gecekondulara ve kaçak yapılaşmaya göz yummayacağıma, mevcut gecekonduların büyütülmesi için ödün vermeyeceğime,
* İmar planlarıyla yeni spekülasyon ve rant alanları yaratmayacağıma,
* Maddi, manevi ya da politik çıkar karşılığında imar planlarında hiçbir değişiklik yapmayacağıma,
* Denizi doldurarak ya da kazıklı yol yaparak kıyıların doğal yapısını bozmayacağıma, * Daracık sokakları otopark haline getirmeyeceğime; sokakları mafyanın otopark olarak parsellemesine izin vermeyeceğime,
* Kaldırımları otomobillerden arındırıp yayalara tahsis edeceğime; yayaları taşıtlardan; yoksul ve özürlüleri zenginler kadar seveceğime,
* Sokak lambalarını geceleri yanar hale getireceğime,
* Toplu taşımacılığa önem vereceğime,
* Kent merkezinde geçici de olsa hayvan pazarı kurdurmayacağıma,
* Eş, dost, akraba ve politik yakınlarıma iş ve çıkar yaratmayacağıma,
* Öğrencilere, belediye kaynaklarıyla ideolojik doğrultuda burs verdirmeyeceğime,
* Sokaklara asılan afişlerle kendimi övmeyeceğime ve övdürmeyeceğime, hemşehrilerim önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.
Bu ilkelere uymak ilk bakışta çok basit gibi görülüyor. Ama bu yaklaşımın önemli ilkeleri, çoğu zaman belediye başkanları tarafından deliniyor. Dileriz İzmir ve Ege Bölgesi'nde halk tarafından seçilerek kendilerine emanet olarak verilen başkanlık koltuğuna oturanlar, bu ilkelere uyarlar. Bu ilkelere dikkat ettikleri zaman, kalıcı olacaklarını ve sadece hizmetleriyle anılacaklarını göreceklerdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.