YAZARA MAİL GÖNDER İzmir mutfağı

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Egeli Sabah'ın Görsel Yönetmeni sevgili Tamer Sanverir, geçtiğimiz haftalarda bir grup meslektaşıyla, Urfa ve Gaziantep merkezli bir geziye katıldı. Sevgili Tamer, o coğrafyadan dönüşünden beri, sık sık Urfa ve Gaziantep izlenimlerini, bizlere keyifle anlatıyor.
Tamer'in çok etkilendiği alanlardan biri Gaziantep mutfağı. İmam Çağdaş'ı anlata anlata bitiremiyor. Gaziantep'i iyi tanıyanlar, yörenin mutfağının ne kadar özel olduğunu, kuruluşunun kökleri 1887 yılına dayanan İmam Çağdaş'ın, artık Gaziantep'in simgelerinden biri haline geldiğini iyi bilirler. Size Çağdaş'ın gördüğü ilgiyi daha iyi anlatmak için rakamlı bir örnek vereyim. Bu işleri bilen çok sevgili bir dostum, geçen gün İmam Çağdaş'ın günde 40 ton baklava sattığını söyledi. Herhalde bu örnekle İmam Çağdaş'ın başarısı yansımıştır.
Babamın memuriyeti nedeniyle, çocukluğumun bir bölümü Gaziantep'te geçti.
Gaziantep mutfağının, büyülü lezzetini, ilkokulda okurken keşfetmiştim. Sonrasında o mutfaktan günümüze uzanan adımları, hep dikkatle takip ettim. Gaziantep, kendi mutfağını markalaştırma konusunda, son yıllarda büyük bir aşama kaydetti. Kentin markalaşma ve yaratıcılık serüveninde, 'mutfak' resmen bir araç oldu. Bugün Türkiye'nin birçok ilinden Gaziantep'e, sadece o mutfak serüvenini yerinde yaşamak için turlar düzenleniyor.

TÜRKİYE'NİN İLK MUTFAK MÜZESİ

Gaziantep mutfağının kent ekonomisine kattığı artı değer ve markalaşma çabası boşuna değil. Bilinçli bir stratejik sürecin ürünü. İşte bu stratejinin bir parçası olarak, Türkiye'nin ilk mutfak müzesi Gaziantep'te açıldı. Gaziantep'in bütün yerel aktörleri, kentin markalaşma sürecinde, mutfaklarının ününün dünyaya taşınmasını çok önemsediler ve bu konuda dayanışma içine girdiler. Sivil toplum örgütünden sanayicisine kadar, herkes elini taşın altına koydu. "Gaziantep Emine Göğüş Mutfak Müzesi"nin açılma öyküsü de böyle.
Türkiye'nin ilk Turizm Bakanı, değerli gazeteci dostumuz Zeynep Göğüş'ün babası, rahmetli Ali İhsan Göğüş, köklü bir aile geleneğinin parçası olarak, Gaziantep'e vefasını göstermek istedi. Gaziantep Kalesinin güneyinde bulunan Göğüş Konağı'nı, annesinin adında simgeleştirerek "Emine Göğüş Mutfak Müzesi'ne" dönüştürülmesi için belediyeye bağışladı.
Gaziantep Belediyesi konağın restorasyonunu üstlendi. Ortaya Türkiye'nin ilk mutfak müzesi çıktı. Müzeyi üç sene önce gezmiştim. İşlevli, şık, Gaziantep mutfağını öne çıkaran güzel bir müze. Bir gün yolunuz düşerse mutlaka gezersiniz.
Yazıyı bir yanıyla İzmir'e bağlamak istiyorum. İzmir mutfağı, kentimiz için çok büyük bir şanstır. Yıllar önce, bir grup dostla birlikte, İzmir Kent Kitaplığı serüvenini örgütlerken, gazeteci yazar dostum değerli Nedim Atilla'yı, "İzmir Mutfağı" kitabını yazmaya teşvik etmiştim. Çünkü, o günlerde birçok insanın, İzmir mutfağı ile ilgili hayalleri vardı.
Bu kitabın yazılması, bu hayallerin körüklenmesi için, katkı getiren bir ilk vesile olmuştu.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'E DÜŞEN
İzmir ve Ege mutfağına ilişkin güçlü hayallerin kurulduğu o günlerin üzerinden çok uzun yıllar geçti. Ne yazık ki hiçbiri gerçekleşmedi. İzmir Ekonomi Üniversitesi Mutfak Bölümü'nde, Ekrem Demirtaş öncülüğünde gösterilen bilinçli bir çaba dışında; İzmir'de ne bir mutfak müzesi yaratıldı ne de halkın katılımının gerçekleşebileceği bir İzmir Ege Mutfak Akademisi.
İki yakaya yayılmış, Seferad mutfağından Girit etkisine, Arnavut sofrasından Boşnak tepsisine, Anadolu'dan Tire lezzetine uzanan; binlerce yıldır ev sahipliği yaptığı medeniyetlerin tatlarını harmanlayan; böyle özel bir mutfak, inanın dünyada azdır.
Ama bu kültürü korumak, kurumsallaştırmak, geleceğe taşımak konusunda, İzmir ne yazık ki çok eksik. Umarım Gaziantep'in bu konuda gösterdiği çaba, İzmir için örnek teşkil eder. Elbette İzmir'de bu işe kaptanlık yapması gereken kurum, öncelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi'dir. Oradan gelecek öncü bir adım, sanıyorum kenti hareketlendirir.
Sonrasında belki İzmir mutfağının değeri, geleceğe armağan edilir.
Unutmayalım mutfak kültürü, insanlık tarihi kadar eskidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.