YAZARA MAİL GÖNDER Ezgiler Ezgisi

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

İnsan değişmez mi? Değişir...
Değerli olan, olumluya doğru değişmektir.
Ayrıca, 'böyle gelmiş, böyle giderci olmak' da, çok iyi bir şey değildir.
"Yapacağım dediğiniz zaman, yeryüzünde hiçbir şey sizi durduramaz." demiş Ernest Wood.
Güzel demiş ama, 'en zor olan yapmaktır'; değişimi gerçek anlamda olumlu kılmak...
Zor olan, daha iyiye, daha güzele, daha insan olana doğru değişmek...
Sadece 'işine gelenle' değişim olmaz...

***

Artık, suratı asık insanlar ile ne çok karşılaşıyoruz. Gündelik hayatın iktidarı oldular.
Sanki, yaşamaktan bıkmışlar gibi. Sanki, dalında kuruyan yapraklar gibi. Sanki, susuz kalmış ağaçlar gibi.
Bir Çin atasözü der ki; "Güler yüzlü olmayan, dükkan açmamalı.
"
Demem o ki; önce gündelik hayatımızda, hayatı yönlendirmeye çalışanlar gülümsemeli.
Güler yüzlü olmayan, dükkanını kapatsın, Çinliler'in dediği gibi...
***

Dünyanın en eski ve kanımca belki de en güzel, en büyüleyici şiiri, "Neşideler Neşidesi"dir.
"Süleyman'ın Şarkısı" ya da "Ezgiler Ezgisi" olarak da adlandırılan "Neşideler Neşidesi.
" Kitab-ı Mukaddes Eski Ahit 'te yer alan bu şiirler, okuyanları asırlardır şaşırtır. İÖ, yaklaşık 10. yüzyıldan kalma olduğu sanılan bu şiirler, belki de bu yeryüzünün en eski ve en kutsal aşk dizeleriyle bezeli.
Değerli Samih Rifat çevirisiyle yeniden okudum onları. (Can Yayınları)
"Mühür gibi koy beni yüreğinin üstüne"
diyor Neşideler Neşidesi'nin adı bilinmeyen şairi: "Mühür gibi kolunun üstüne
Çünkü ölüm gibi güçlüdür sevi"
diye devam ediyor, o etkileyici kelimeler... Lirik bir şiirselliğin karlı zirvesine doğru; sabırla, yavaş yavaş yükselirken...
Ve "Çünkü ölüm gibi güçlüdür sevi" derken; çoğalıp, insanı süzerken...
Binlerce yıl öncesinden, bizlere bir masal gibi seslenirken...
***

Carl G. Jung'u çok severim. (1875 -1961 yılları arasında yaşamış, İsviçreli psikiyatr, analitik psikolojinin kurucusu) Onun insana bakışını. Yüreğine bakışını. Aydınlık yanı ile kendi gölgesine bakışını...
Bu yazıyı yazarken, ondan bir alıntıya rastladım. Demiş ki Jung: "Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler, gönlünün muradını keşfedenlerdir.
Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur, içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder."
***
Galiba en güzeli, tüm yolculuklarda, insanın önce kendi yüreğine bakabilme cesareti önemli... Kendi yüreğine bakamayanlar, başkalarının yüreklerini göremezler...
Bulanık bir hayat yolculuğunda netleşemezler çünkü...
Ancak kendi içine bakan uyanır... Hayata yeniden, bir kez daha, farklı bakar... İşte farklı bir bahar...
Farklı yollarda yürür, kendisine ulaşma nehrinde yüzer... Zaten bir yolun sonunda nereye varacağını bilemezsin; değerli olan yolun sonu değil, belki kendisidir...





Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.