YAZARA MAİL GÖNDER "Aslan babam"

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Haber merkezimizin acarlarından Oben'in, kaybettiği babasına yazdığı mektubu gece yarısı okudum.
Gözlerim ıslandı.
Bir gün yüksek sesle konuştuğu için onu azarlamıştım.
Meğer tüm çabası babasının hayatı içinmiş…
Ah Oben ah…
İyi bilirim anneyi ve babayı kaybetmenin dayanılmaz acısını…
Tekrar başın sağ olsun kardeşim.
Bu arada gazetemiz ajanslarından sevgili Turan Polat da annesini kaybetti geçen gün…
Allah rahmet eylesin.


***
İşte Oben'in babasına yazdığı o mektup:
Aslan babam,
Cennette her şeyin en iyisi, en güzeli varmış.
Umarım internet de vardır ve sen bu yazdıklarımı okuyorsundur…
Sana, gözünü açıp bizi duyabildiğin ama konuşamadığın o beş gün boyunca yalan söyledim.
Özür dilerim babam.
"İyi olacaksın, birkaç haftaya kadar eve gideceğiz" diyordum.
Çaresizce dinleyip, 'Evet' anlamında gözünü kırpıyordun.
Ama aslında doktorlar üstüne basa basa, iyileşmenin bir mucize olacağını söylüyordu.

Yanında ağlamamak için kendimi zor tutuyor, sana son sözlerimi söylediğimi bilmenin dayanılmaz acısını yaşıyordum.

Özben de öyleydi Özden de.
Dışarıda birbirimizi sıkı sıkıya tembihliyorduk,

Durumunu anlamana, üzülmene yol açacak kelimeler söylemeyelim diye.

Yalanlarım için, özür dilerim…
***

Ama herkesin seni arayıp sorduğunu,

Hastaneye akın akın geldiğini söylüyordum ya…
İşte bunun her kelimesi doğruydu.
Senin yıllardır konuşmadığın, dargın olduğun insanlar bile yalnız bırakmadı bizi.

O hastane bahçesinde hiç yalnız kalmadık.

***

Babam,
Seninle, her zamankinden daha fazla gurur duyuyorum.

Öyle çok sevenin, öyle çok iyilik ettiğin, dostluğunu paylaştığın, sevgini verdiğin insan varmış ki…
Senin kendileri için yaptıklarını, iyi arkadaşlığını, iyi komşuluğunu, iyi akrabalığını anlatanları sayamam…
Senin gidişinle hayatında büyük bir eksilme olduğunu söyleyenleri de sayamam, bize sarılıp ağlayanları da…
Çok sevildiğini biliyordum baba, ama bu kadarını bilmiyordum.

***


Bu arada biliyor musun baba, meslektaşların seni unutmadı.

Cenaze aracı geçerken, yol boyunca seni hiç tanımayan, çocuğun yaşındaki polisler sana
selam durdular.
Görsen gurur duyardın.

Senin nasıl bilgili, dürüst, ilkeli, çalışkan bir polis olduğunu biliyormuş gibi en güzelinden selam verdiler.

Tabutuna, görev başında olduğun yıllarda hep

"Dalgalandığı her yerde görev yaparım" dediğin bayrağı sardılar baba.
Saklıyoruz şimdi onu.

***
O gencecik çocuğun,
"On yaşımdayken İsa Amca'yla tanıştım. Canımız sıkılınca yanına gelirdik, bize tahtadan oyuncaklar yapardı" derken gözlerinin buğulanması,
Her şeyden daha güzel anlatıyordu seni ve bize bıraktığın mirası.
Bu mirası geliştireceğiz baba merak etme.
Yadigâr bıraktığın arkadaşlarını, komşularını, kardeşlerini, kuzenlerini ihmal etmeyeceğiz.
Gözün arkada kalmasın.
***

Biliyor musun baba,

Sana çok benzediğimi fark ediyorum son zamanlarda.

Senin sevdiğin birçok şeyi benim de sevdiğimi görüyorum.

Senin kızdığın şeylere ben de kızıyorum,

Senin şaşırdıklarına ben de şaşırıyorum,

Önemsediklerini ben de önemsiyorum.
Sevdiğim yemekler bile seninkiyle aynı baba.

Sana benzemekle gurur duyuyorum aslan babam.

***

Bizleri hiç üzmediğini, sadece sağlığına zarar verdiğin için kızdığımızı,

Başka hiçbir şeyine kırılmadığımızı söylemiştik sana.

Yine söylüyorum kardeşlerim adına:

Sen harika bir baba oldun hep.

Şimdi bile, giderken bıraktığın sevgiyle, onurlu isminle, iyi bir baba olmaya devam ediyorsun.

***

Aslan babam,
Seni şimdiden öyle çok özledim ki…

Bana her sarılmanda koklayışını, her ayrılıkta el sallayışını, sıcak gülümsemeni, gözlüğünün üstünden bakışını, sinirlendiğinde dilini ısırışını, uzun cümlelerini, aynı hatırayı defalarca anlatmanı, ayrıntılara önem verişini, inatçılığını, arkası kesilmeyen sorularını, kendine özgü mimiklerini, telefondaki ince sesini…
Çok özledim baba…

***

Cennette olduğunu bilmek de avutmuyor beni, başka bir şey de…

Çok özledim…
Bu yazdıklarımı anneme de oku baba…

Cennetin tadını çıkarın birlikte…

Her şeyiniz bir yana,

Dünya iyisi kardeşlere sahip olmamı sağladığınız için bile hak ediyorsunuz bunu…

Güle güle aslan babam…

Kalbinde anılarını, nüfus cüzdanında adını, damarlarında kanını taşımaktan gurur duyan,

Oğlun Oben…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.