YAZARA MAİL GÖNDER Bir başkadır kadın

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Kadını yücelten en etkili şiirlerden biridir Nazım'ın aşağıdaki dizeleri...


***
Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin, yorulmuşsundur;
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını,

Ne gül suyum, ne gümüş leğenim var, susamışsındır;

Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim, acıkmışsındır;

Beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam,

Memleket gibi yoksuldur odam.

Hoş geldin kadınım benim, hoş geldin,

Ayağını bastın odama,

Kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi,

Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,

Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler,
Gönlüm gibi zengin,

Hürriyet gibi aydınlık oldu odam.

Hoş geldin, kadınım benim, hoş geldin...


***
Bütün zamanların en güzeli,
Hiç vazgeçemediğim,
Sevgimin, aşkımın hiç azalmadığı, hatta giderek arttığı tek kadın annemdir.
Hangi evlat için böyle değil ki…
Anamdan ötürü kadınları bir başka önemserim…
Saygındır onlar.
Bu yüzden kadını kötü yerlerde ve kötü halde görmeye dayanamam…
***
Kadın ister Rus olsun,
İster Türk…
Ne fark eder ki…
Nihayetinde o bir anne değil mi?
***
1988'de Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasıyla birlikte Doğu Karadeniz'de fuhuş patladı.
Ve bölgede sosyal bir sorun haline geldi.
İşi Türk ve Rus mafyası tezgahladı.
Polis baskısından kurtulmak isteyen mafya fuhuşu suç olmaktan çıkarmak için harekete geçti.
Muhtarlar kafa kola alındı.
Onları paraya boğdular.
Yabancı bayanların çoğu kağıt üstünde deliyle, veliyle evlendirildi.
Hatta köyün ve mahallenin bekarları yetmedi ölmüş kişilerle bile sahte nikahlar kıyıldı.
Yabancı uyruklu bayanlara bir imzayla Türk nüfus cüzdanı verildi yani.
Sonra ne yuvalar yıkıldı bilseniz…
Çay ve fındık paraları,
bu sektöre aktı. Binlerce evin nafakası böyle uçup gitti.
***
Mafya çalışmak istemeyen Tatyana'yı canlı canlı gömdü.
Kimini de Karadeniz'in serin sularına attı.
Güzel ve alımlıydılar…
Kaçıp kurtulmak isteyen dayak yedi, işkence gördü.
***
Hepsi okumuştu.
Hukukçusundan tıp doktoruna kadar her meslekten kadın vardı aralarında.
Özel günlerinde bile zorla 'iş'e gönderildiler.
Pasaportları gibi paralarına da el konuldu.
***
Genç kızlar ahıra kapatıldı.
Aynı banyoyu, aynı tuvaleti, aynı mutfağı paylaştılar.
Oturma süresi dolanlara, Sarp Kapısı'ndan giriş çıkış yaptırıldı.
Sektörün yıllık kazancı bir milyar doları buldu.
Mafyanın sermayesiydi Nataliler, Nataşalar...
***
Ne demişti Nâzım…
"Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde,
Ağladın, avuçlarıma döküldü inciler…"

Eli öpülesi kadınlar,
Analarımız,
Bacılarımız...
Ve her gün işlenen kadın cinayetleri.
Bir kez daha söylüyorum.
Kadına kalkan eller kırılsın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.