YAZARA MAİL GÖNDER Yalanın bini bir para

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Boşuna dememişler, 'Kurt dumanlı havayı sever...'
Sisler içinde her yer yakılıp yıkıldı.
Av için dereyi bulandırdılar.
Gezi Parkı'yla başlayan olaylar da, palavra haberlerle dalga dalga yayıldı.

***
İşte o yalanlardan birkaçı;
"Bülent Arınç'ın oğlu Gezi Parkı'na açılacak olan AVM'ye ortak"
dendi.
Tabii ki yalandı. Panzerle ezildiği iddia edilen bir gencin fotoğrafını yayınladılar.
En çok da bu tepki çekti…
O foto da Fransa'da bot motorundan yaralanan bir kişiye ait çıktı…
Yani bu da dandik yalanlardan birisiydi…
Dere böyle bulandırılmaya başlandı.

***
Sonra "Binlerce polis istifa etti" dediler, O da palavraydı.
Bir de köpeğe biber gazı sıkan polis fotosu vardı hatırlayacaksınız.
Oysa fotoğraftaki Türk polisi değil İtalyanpolisiydi.
Photoshop devreye girdi, İtalyan polis oldu Türk polisi.
Böyle daha çok şey var…
Hangisini sayayım ki…

***
Şimdi de yalanın kuyruklusuna bakın:
"Eylem 48 saat daha devam ederse Anayasa Mahkemesi, Hükümet'i düşürülebilir."
Sahi dünyada hangi ülkede böyle bir yasa var?
Bu palavra, kaosun uzun sürmesi için uydurulmuştu.

***
Güya eylemlerde portakal gazı da kullanılmış.
Oysa bu gaz BM tarafından yasaklanmış, zararları büyük bir kimyasal silahtır.
Uzmanlar, "Böyle bir gazı toplumsal olaylarda kullanmak resmen intihardır" diyor.
Vicdansızca bir yalanı böyle yayıp durdular…

***
Bir ara eylemcileri birbirine kırdırmak için "Başörtülü bayanlara saldırıldı" da dediler.
Provokatörler her iki tarafı da karıştırmak istedi.
Hâlbuki direnişçiler arasında başörtülü kişiler de vardı ve sorun yaşanmadı.

***
İzmir polisi dün sabaha karşı sosyal paylaşım siteleri üzerinden bu ve benzeri asılsız haberleri yayan 25 kişiyi gözaltına aldı…
Kimlikleri belirlenen 38 kişinin de yakalanmasına çalışılıyor.
Yalanlarla halk isyanı çıkarmak isteyenlerin kusuru çok ağır…
Çünkü bu hareketlerin eylemle ve hak aramayla bir alakası yok.

***
Bu yalanlar ortalığı tozu dumana kattı…
Arzulanan buydu.
Hatta bir ölüm diye yalvaran vardı.
Örneğin, İP'çi takımın kanalındaki spiker kız…
"Keşke bir ölen olsa…"
demişti açık unuttuğu mikrofona.

***
Sadece çevre için eyleme katılan, hatta hükümete bir mesaj vermek için orada olanlara bir sözüm yok…
Tepkim illegaliteye.
Tepkim demokrasi dışı hareketlere.
Tepkim yakıp yıkmaya.
Fatura ağır…
Bedelini biz ödeyeceğiz…
Trafik lambaları kırıldı, sokaklar söküldü, bakkal Mehmet amcanın camı çerçevesi indirildi…
Faizler yükseldi.
Huzurumuz kaçtı.
Ama asıl üzücü olanı, ABD merkezli Mindshare reklam planlama şirketinin Genel Müdürü Özer Sata'nın ahlaksız teklifiydi…

***
Adam olayları abartarak aktarmayan televizyon kanallarına reklam verilmeyeceğini söyledi…
Utanmaz adam Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ sürdü…
İran, İsrail, Suriye, Almanya, İngiltere, Fransa ve Rusya'dan Türkiye'ye gelen 1000 ajanın eylemlere katıldığı tespit edildi…
Dış basın Türkiye'nin imajını bozacak yalan haberlere ağırlık verdi.
Başbakan Erdoğan'ın eylemcileri asmakla tehdit ettiği yalanını bile yazdı.
'Türk Baharı' diyerek Ortadoğu'daki isyana gönderme yaptı.
Arzu edilen Türkiye'yi karıştırmak ekonomiyle birlikte istikrarı bozmak.

***
Seçim yaklaşıyor,
Yakıp yıkarak
iktidar olunmaz.
Demokrasilerde iktidar sandıktan çıkar.
Sabredin, az kaldı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.