YAZARA MAİL GÖNDER Babam Ziya...

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Geçen hafta Trabzon'da benim için çok özel bir serginin açılışı yapıldı…
Daha önce hiçbirini kaçırmazdım.
Ama bu kez olmadı…
Gidemedim, Ve göremedim işte…

***
Benim babam sanatçıydı.
Dünyanın ünlü gazete ve dergilerine karikatür çizerdi.
Çizgiyle mizah yapmak zordur…
Hele birkaç çizgiyle sayfalar dolusu şeyleri anlatmak çok daha zordur.
Babamın karikatürleri yazısızdı.
Yorumu çizgi severlere bırakırdı.
Dünya siyasetini ve insan hallerini çizgileriyle anlatırdı.
Ankara Gemisi'yle Avrupa limanlarını dolaşan ilk yüzen sergiyi o açmıştı…
Halit Kıvanç serginin gördüğü ilgi karşısında çok şaşırmıştı.
Türünün ilk örneği olan pembe mizahı da 'Parola Aşk' adlı albümüyle ölümsüzleştirdi.

***
Karikatürcüler Derneği'nin ilk üyelerindendi.
Derneğin Trabzon temsilciğini üstlenmiş, bir çok karikatüristin yetişmesine öncülük etmişti.
Başka yetenekleri de vardı babamın…
Mesela çok iyi bir portreciydi…
Siyah kağıdı makasla keserek profil resminizi tıpatıp yapardı…
Bunu dünyada yapabilen tek kişiydi…
Hem de iki dakikada.
Makasla profil yapan başka biri hala yoktur.

***
Sonra merkezi New York'ta bulunan 'Rothco Cartoons' isimli bir karikatür ajansıyla uzun süre çalıştı.
ABD'yi, İran'ı ve Avrupa'yı eleştiren sayısız karikatüre o güzel imzasını attı.
Çizgileriyle hep aydınlattı.
Eserleri dünyanın önde gelen dergi ve gazetelerinde yayınlandı.
Aslında 1950 yılından beri çiziyordu…
'Hayat' mecmuasında tam sayfa karikatürleri yayınlanan ilk Türk çizerdi.
Akbaba, Tef gibi mizah dergilerinin aranan karikatüristiydi.
Para kazanamadı.
Kazanacağı sırada da gözlerini kaybetti… Bu felaketin başlangıcı oldu.

***
1977 yılında tanıştı Alman Lutz Backes'la…
Dostlukları 'Nasreddin Hoca Karikatür Festivali'nde pekişti.
Alman sanatçı şimdi Türkiye'de.
Babamla ortak bir sergi açmak için geldi…
Ama babam yok…
Fakat eserleri yaşıyor…
Alman karikatür sanatçısı Lutz çok istedi bu sergiyi açmayı.
Gidemediğim sergi de buydu işte…

***
Lutz diplomat olan kardeşim Kemal ile birlikte gitti Trabzon'a…
Serginin amacı Türk-
Alman dostluğu ve ilişkilerine katkı sağlamak…
Bir de babamı anmak.
Yeri gelmişken serginin açılmasında destek olan Alman Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği'ne ve Adnan Taç'a teşekkür ediyorum.
Babam sağ olsaydı ne çok sevinirdi.

***
Bugün babalar günü…
İçim buruk…
O yok çünkü.
Anacığımın acısına dayanamadı, Belki 'unutur' diye onu Adana'ya getirmiştim ama…
Anamsız yaşayamadı, Yaşatamadık onu…
2007 Kasım'ın da gitti.
Sevgilisine koştu…
İkisi de Serhat'ın düğününü görmeyi çok isterdi…
Kimbilir belki de uzaklardan bakacaklar bize…

***
Cemal Süreyya, "Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü kör oldum
Yıkadılar aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak
Söylelemesine maviydi kör oldum
Taşlara gelince hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü
Yüzümden ummazdım bunu kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?"
demişti şiirinde…
Sahi sabunluyken ağladınız mı hiç…
Babalar Günü'nüz kutlu olsun...


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.