Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bunlar Kanal İstanbul'u, üçüncü köprüyü ve havaalanını istemedi…
Niye?
İngilizler ve Almanlar da istemiyor da ondan.
Oysa Kanal İstanbul bize neler kazandıracak neler…
Bunları tek tek yazmıştım.
Hatta Montrö'den bile söz etmiş, "Gemilerden para alamadık" diye yakınmıştım.
İngiliz ve Alman ajanların İstanbul'da cirit atmasına özellikle vurgu yapmıştım.
Fakat en önemli şeyi unutmuşum…
Okurum Fikret Bizimcan uyardı da aklım başıma geldi.
Öyle şeyler anlattı ki az kalsın küçük dilimi yutacaktım…

***
Kanal İstanbul ülkemize ekonomik ve politik açıdan çok şey kazandıracak.
Bu aşikar.
Kanalın sadece gemi geçişleri için yapılmayacağı, başka amaçlar da taşıdığını iyice anlatmak lazım.
O zaman kimse kanala ne laf söyler ne de söyletir.

***
Fikret Bizimcan, "Kanala ekonomik yönden bakmalı" diyor.
Haklı.
Bakalım o zaman.
İstanbul Boğazı ve akıntısı kontrol edilebilmiş olsa, akıntı sayesinde on binlerce megawat elektrik üretmemiz mümkündü.
Ancak, boğazın doğal yapısı ve suyun kontrolsüz akışı, ne İstanbul ne de Çanakkale boğazlarından enerji üretmemize imkan veriyor.

***
Belli ki Fikret Bey, Kanal İstanbul üzerinde epey kafa yormuş.
İncelemiş ve araştırmış…
Bundan sonrasını dikkatle okuyun lütfen.
Mesela, Karadeniz'den başlayıp Sazlıdere ve Küçükçekmece güzergahlarında açılması düşünülen kanaldaki akıntı hesaplanabilir ve kontrol edilebilir.
Bu Kanal İstanbul'un alt tabanında kurulacak sualtı hidroelektrik santralleri veya sualtı okyanus tipi türbinlerle yılda 40.000 MW ile 52.000 MW arasında elektrik üretimi demek.
Kanalın önemini anladınız mı?
Bu büyüklükte bir elektrik üretimi Türkiye'nin yenilenebilir enerji üretiminin çok çok üstündedir.

***
Kanal İstanbul'un geçeceği güzergahların su toplama kapasitelerinin 250 milyon m3/yıl olması ve kanaldaki tuzlu suyun da bu suya sadece 1 km ile 3 km mesafede olması, Membranlarla paralel akıtılması ile sağlanacak ters osmoz olayı, çevre sularını içme ve kullanma suyu olarak yıllık 1,5 milyar m3'e çıkarabilecek…
Yani su sıkıntısı çekilmeyecek.

***
Kanal İstanbul bittiğinde çevreci, enerji üreten, içme suyu elde edilebilen bir yatırım olacak.
Kanal İstanbul aynı zamanda en az yıllık 150 milyar dolar kazanç demek.
Boru değil 150 milyar dolar.
İngiliz ve Almanlar'ı kudurtan da işte bu para.
Enerjide dışa bağımlılığımızın azalmasını da cabası sayın.
Galiba işin bir başka güzel tarafı da kanalın ÇED sorunu yaratmaması. (http://www.cagaenerji.com)

***
Açık, Mert, Korkusuz…
AMK
'nın Sözcü'sü…
"Cumhurbaşkanı Gül parti kurdu" diye yazdı, Palavra çıktı.
"TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu partinin başına geçti" dedi, Külliyen yalan çıktı.
Sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun oğluna 'fakirlik bursu' verildiğini yazdı, O da yalan çıktı.
Dün de Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın Bodrum'da 2,5 milyon dolara villa aldığını yazdı…
Çaldı mı?
Rüşvet mi yedi?
Hayır…
Yapılan hıyarlıktan başka bir şey değil…
Adam sonradan zengin olmadı ki...
Parasıyla istediğini yapar.
Siz onu bunu bırakın da kendi villalarınızdan söz edin de görelim.

***
Ey AMK'nın Sözcü'sü…
Yiyorsa Kanal İstanbul'un ülkemize kazandıracağı 150 milyar doları da yazsana…
Yazamazsınız.
Ama güneşi balçıkla sıvamaya kalkışırsınız!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER