YAZARA MAİL GÖNDER Bu film değil gerçek bir hikaye

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Bir algı operasyonuyla başladı film.
Uzun süre 'Diktatör' deyip durdular, Sonra 'yolsuzluk', 'sıfırlama' ve 'montaj kasetlerle' devam etti öykü.
Her şey planlıydı.
İnce hesaplar yapıldı.
Hedef şaşmamalıydı.
12'den vurmalıydılar!

***

17 Aralık'ta 'gözaltılar' başladı.
Birbiriyle ilgisiz ne kadar olay varsa hepsi bir torbaya konuldu.
Birbirini tanımayanlar da 'çete üyesi' yapıldı.
Bakanların çocukları, ünlü işadamları sabaha karşı evlerinden tek tek toplandı…
Seçime üç ay kala bomba böyle patlatıldı…
Erdoğan yıkılacaktı.
Şerefsizler sevinç naraları atıyordu.
Muhalif medya hergün paslı testereleriyle Başbakan'a saldırdı.
Öldürmeye ant içmişlerdi.
***

Aslında darbe 7 Şubat 2012 için planlandı.
Başbakan'ın ameliyat masasına yattığı günler…
MİT görevlileri şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
Başbakan narkoz alacağı sırada yarı baygın olaydan haberdar oldu.
Ve masadan kalktı.
Ameliyatını ertelemişti…
Hakan Fidan ifadeye gitmedi.
Gitse tutuklanacaktı…
İlk girişim başarısızdı.
***

'Darbe' bu kez 'Gezi'yle denendi.
'İşi' ağaca bağladılar!
Olayın aslını artist
Mehmet Ali Alabora
'dan öğrendik:
"Mesele Gezi Parkı değil, sen hâlâ anlamadın mı?" dedi.
Bu söz üzerine her yer yakılıp yıkıldı.
Sabahlara kadar tencere tava çaldılar…
Ama bu da yemedi.
***

Bu kez 17 ve 25 Aralık girişimleri geldi.
Bakanlar istifa etti.
Ses kayıtları havada uçuştu.
Başbakan ve ailesiyle ilgili montaj kasetler CHP'nin eline verildi.
MİT TIR'ları Adana'da durduruldu.
MİT'çiler yerlerde sürüklendi…
***

Türkiye'nin El Kaide'ye silah gönderdiği yalanı dünyaya duyuruldu.
Türkiye teröre hizmet eden bir ülke gibi gösterildi.
Seçimde umudunu Fethullah'a bağlayan KK, gittiği her yerde tutulmuşlarını Başbakan'a 'hırsız' diye bağırttı…
***

'Uzun Adam' dik durdu…
Korkmadı.
Yaşadıklarını millete usanmadan anlattı.
Millet darbeye inandı…
Şimdi inlerine giriliyor…
Paralelci ne kadar savcı, polis ve hakim varsa tek tek tasfiye ediliyor.
Usulsüz dinleme kayıtları elde. Önceden
hazırlanmış fezlekelere de…
***

Ele geçen belgelerden darbe başarılı olsaydı Başbakan Erdoğan'ı Yassıada benzeri bir mahkemede yargılayacaklardı.
'Dönemin Başbakanı'
yazılı iddianame hazırdı…
Başbakan 'Terör örgütü lideri'
sıfatıyla yargılanacaktı…
Dedik ya…
Allah büyük…
Ama Feto küçük!
***

Seçilmiş hükümet gidecek, yerine de CHP, MHP ve AK Parti'ye sızmış tuzluklarla bir koalisyon hükümeti kurulacaktı.
Reis yalnızlaştırılacak, Ailesi üzerinden ona vurulacak, İstifaya zorlanacak ve hazır tutulan o iddianame hızla devreye sokulacaktı.
'Darbe belgesi' olan iddianame ile hakkında 'Terör örgütü davası'
açılacaktı.
***

Şimdi filmin sonu geldi.
O savcılar ne yapacak?
Ya TIR'ları durduranlar?
Kanunsuz dinleme yapan o polisler?
Ve Dumanlı Ekrem? Hepsi de ava giderken avlandı.
Yani finale az kaldı az.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.