YAZARA MAİL GÖNDER Bugün üzgünüm çünkü...

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Bugün yaslıyım…
Ne monşer, ne 'Çatı aday' ne CHP ile MHP, ne de 'ağzı bozuk' umurumda.
Paralelci Zaman'ın tehdidine de kemençe çaldım.
'Belgelerini açıkla, yoksa da montajla, malum yerlere(!) servis et" dedim gitti.

***
Ancak güncelliği yüzünden Hüseyin Sözlü ile ilgili yüzlerce yorumdan ikisini yazacağım.
Belki 'ağzını' düzeltir.

***
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü için Adanalı Ali Salih, "Adama güvendik, oy verdik.
Söylemleriyle şimdiden pişman etti. Allah affetsin"
diye yazdı.

***
Ferruh A. da, "Aaaaahhh seçimden evvel gelip Ceyhan'ı bir gezseydiniz bu adamı daha iyi tanırdınız.
Ceyhan'a 15 yıl çivi çakmadığını Ceyhan'ı şehir alıp köy bıraktığını görürdünüz.
Bu adam Adana'ya hiçbir şey yapmaz.
Adana'nın 5 yılı heba olur ve kavgayla geçer.
Benden söylemesi.
Bir de bu adamın çok yakınlarını izlemeye alın.
Servetlerindeki değişikliği iyi gözlemleyin arkadaşlar"
diyor e-postasında… Neyse...

***
Yaslıyım çünkü; Dün iki sevdiğim canın, iki kıymetlimin ölümlerinin yıldönümüydü…
Biri anam…
Anacığım.
Benim 'Fistuğum' Dünyanın en güzel anası…
Diğeri de Yaşar ağabeyim.

***
Tatlı anam o gün, 'Hayde' demiştin bana Haydarpaşa Devlet Hastanesi'ndeki odandan…
Yani demek istemiştin ki; "Hayde Of'a gidelim" "Denize bakan evime gidelim, hayde" "Hayde babana, çay bahçelerime hayde."

***
'Hayde' diyeli tam dokuz yıl oldu güzel anam.
Seni evine, babama, bahçelerine götüremedim…
O portakal ağacının altında babamla, yan yanasınız şimdi.
Ağrısız, sızısız ve sessizce…
Yanınızdaki boş yer de benim…
Bir gün mutlaka geleceğim.

***
O güzel gülüşüne, aklaşmış saçlarına kurban olduğum tatlı anam.
Yıllar çabuk geçiyor…
Ama yokluğunun acısı hiç geçmiyor.
Hem biliyor musun yaşlanınca sulu gözün teki oldum.
Özlemin yüreğimi dağlıyor.
Burnumun direği sızlıyor.

***
Sen şimdi çocukları da merak edersin.
Kocaman adam oldular.
Bana gelince; Yüreğim biraz hasta o kadar…
Senden hatıra kalan 'şeker'im ve tansiyonum yükselmese daha iyi olacak ya neyse...
Olsun, sen az mı çektin bu dertten.
Biraz da ben çekeyim.
Daha fazla anlatıp da seni üzmek istemem.

***
Tatlı anam, Gülüşüne, kokusuna hasret kaldığım güzel Fistuğum…
Yaz geldi…
İkinci sürgün çaylar filiz verdi.
Alımlar yakında başlar.
Meraklanma Adnan orada.
Seni görür gibiyim.
Olsaydın, güneşin altında alnın boncuk boncuktu şimdi…
Serinlemek için de püfür püfür esen deniz tarafındaki balkona geçmiş, mavi denize bakıp dalmıştın yine…

***
Uzun uzun dalıp gidişlerinin sebebini hiç soramadım sana.
Çünkü dokunsam, gözyaşların sel olacaktı.
Kıyamam ki.
Sormadım, soramadım hiç.
Benim gibi, sen de ananı çok severdin.
Ya onu ya hasta babamı, ya da uzaktaki kardeşlerimi düşündüğünü bilirdim.
Dokuz yıl oldu 'hayde' diyeli, bir tek bu isteğini yapamadım tatlı anam…
Sağlığın izin vermedi çünkü.
Sana sarılmak, o güzel gülüşünü görmek için şimdi neler vermezdim bilsen.
Özledim seni anam!
Hem de çok.
Babamı da.

***
Çağ okullarının kurucusu Yaşar Bayboğan abim de anamla aynı gün ve aynı saatte bırakıp gitti bizi.
O da gideli 3 yıl oldu.
Yüreği güzeldi.
Beyefendiydi.
Nadir bir insandı Yaşar abim…
Çok ani oldu gidişi.
Beklemiyorduk.
Geride bir hoş sada ve iki de güzel evlat bıraktı…
Off, offf.
Bugün hiç keyfim yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.