YAZARA MAİL GÖNDER Sevmek emek ister

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Memleketimden ayrılalı çok oldu.
Ne zor gelmişti ayrılık.
Anam hasta babam hasta…
İki çocuk ve bir eş…
Bırakıp gitmek kolay mı?
2 ay erteledim gelişimi…
Anam 'Git uşağum' demeseydi belki de gelmeyecektim.
Yeni bir yer; havası, huyu suyu farklı, sarı sıcakların memleketi…
Hangi gurbet kolaydır ki burası olsun.
Uçakta, yaşayacağım yeni şehrimi, mesai arkadaşlarımı ve çevremi düşündüm.
Meraklanmıştım.

***

Yol boyunca hasta anacığım, Yani benim tatlı 'Fistuğum', gözleri kör babam, sonra geride bıraktığım karım ve çocuklarım gözümün önünden gitmedi hiç.
Şimdi geriye baktığımda aradan
koca bir 10 yıl geçmiş…
Hem de su gibi…
Yıllar çok şeyimi alıp götürmüş.
Önce anacığım bırakıp gitmiş beni, ardından da babam…
Sonra hiç beklemediğim bir anda Naciye teyzemi kaybettim.
Kalbim de hasta artık...
Yorgun yüreğim, şekerim ve tansiyonumla baş başayım şimdi...
***

"Ülkeyi sevmek bir ezberdir.
Ama şehri sevmek emek ister"
demişti bir arkadaşım.
Ne doğru…
Aynı merdivenden inmek ister insan seneler boyu.
Aynı gölgede kahvaltı etmek ister.
Aynı sahilden de denize bakmak…
Ya da denize girmek…
Denizler de bize benzer.
Ben Karadeniz'e benzerim mesela.
Belki de Karadeniz bana benzer.
Severim denizi, yosun kokusunu, tuzlu suyunu…
***

Yıllar habersiz geçip gidiyor.
Akşamın nasıl olduğunu bile anlamazsınız bu meslekte. Şu
bitsin, bu da bitsin derken,
fark etmeden ömür de bitiyor…
Geriye dönüp baktığınızda
sevdiklerinizin birer birer gidişinin hüznü çöküyor başınıza…
Mesela arkadaşlarımın çoğu yok artık.
Ya da çok hasta…
***

Sahi, ne yazacaktım bugün?
Niye daldım hüzün gölüne?
Elbette sevdiklerim hiç aklımdan çıkmıyor…
Sevdam başka şimdi, kavgamın sebebi de bu ya.
Derdim, memleketim.
Bakıyorum da siyaset rüzgarları her birimizi ayrı bir yöne fırlatmış.
Oysa bu memleket bizim.
Hepimize de yeter. Başka Türkiye yok…
'Nazım'
ne güzel söylemiş, 'Bu memleket bizim' derken… "
Dört nala gelip uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak basi gibi uzanan Bu memleket bizim
*
Bilekler kan içinde Dişler kenetli Ayaklar çıplak Ve ipek bir halıya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim
*
Kapansın el kapıları Bir daha açılmasın Yok edin insanine insana kulluğunu Bu davet bizim
*
Yasamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine Bu hasret bizim"
***

Bir insanı sevmek de tıpkı bir şehri sevmeye benzer.
O da emek ister.
Acımadan, yorulmadan, içindeki limanların hepsi teker teker tutulmadan, tutuşmadan olmaz. İçindeki fallar birer birer açılmadan...
Bir insanı sevmek de aynı bir şehri sevmek gibidir.
Sevgi güzel şeydir be arkadaş…
Bu kavga niye?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.