YAZARA MAİL GÖNDER Madenci çiçeği soldu

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

İnsanların kimi yatağında, kimi sokağında…
Kimi yer üstünde, kimi de yeraltında yaşar gider...
Vakti gelince ölüp gider…
Soma'dan sonra Karaman'dan geldi acı haber.
Bu kez grizu değildi madencileri vuran.
Yerin 350 metre altında sele kapıldı 18 hayat.
Duyulmuş şey değildi.
Yer altındaki sular, madeni basmıştı.
Geçen her saat umutları tüketti.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan ile Çalışma Bakanı Faruk Çelik iki gündür, Toroslar'ın eteğindeki madende umudu bekledi. Bakan Yıldız'ın yüzünden, Soma'daki o bildik acı ifade hiç eksik olmadı.

***
Biz korkuları gölgede bırakıp; korunaklı bir evde, rahat döşeklerimizde uykuya daldık.
Ama ya onlar?
Onların umutlarını yerin 350 metre altında meydana gelen sel aldı.
Toroslar'ın eteğindeki Has Şekerler Maden Ocağı'nın kapısında kimi Hasan'ına, kimi Ömer'ine ağladı.
Bu kez yanmadılar; 10 bin ton su boğdu onları.
Tabutlar dizildi Güneyyurt'ta…
İnsan seli bitmek bilmedi.
Ağlayan, haykıran, kocasının, oğlunun, kardeşinin, babasının, amcasının cesedini arayan madenci yakınlarının feryadı düştü 72 milyonun yüreğine.

***
İlk kez öğrendim yerin 350 metre altında su baskını olabileceğini.
Grizuyu bilirdik.
Ama yer altındaki seli bilemedik.
Halbuki memleketimde, Karadeniz'de sel ve heyelanlar sıkça yaşanır.
Bilirim suyun gücünü…
Neler yapabileceğini…
Nasıl öksüz bıraktığını…

***
Grizu bütün duyuları sağırlaştırır…
Toprak, seyrek dokulu beyaz kumaşın gözeneklerinden, madene ilk kez girenin burnuna dolar.
Kaşımak istersin, Ama kaşıyamazsın.
Hapşırmak istersin, Ama hapşıramazsın.
Taze bedenler toza bulanır orada.
Bu kez çamurlu suya bulandılar…

***
Madencinin akciğer röntgeninde siyah-beyaz bir çiçek gözükür.
Buna madenci çiçeği derler.
Her maden işçisinin içinde açan bir çiçektir bu…
Tozlu ortamlarda ve yerin yüzlerce metre derinliğinde yetişir.
Görenleri büyüler, madencinin canı ciğeri olan bu çiçek.
Dayım da Belçika'da yerin yüzlerce metre altından kömür çıkarmıştı.
O anlatırdı…
Fazla dayanamadı yer altında çalışmaya…
Bu yüzden gurbeti yarıda kesip erken döndü memlekete…

***
Serdar askerden geldi ve bir hafta sonra Sema'yı isteyecekler.
Serdar da maden işçisi.
Dedesi de madenciydi.
Orada öldü.
Dedesi madende çalışırken babası doğmuştu.
Serdar doğmadan önce kapandı maden.
Sema güne yeni başladı.
Etrafı temizliyor.
Bahçede toplanan kuşlar; mutluluk şarkısı söylüyor.
Umutlar renk renk.
Serdar'ın madende ikinci günü.
Ya rüyası?
Ya damlayan su?
Neydi anlamları?
Çok düşünmekten olmalı.
Çıksın şu leke umuttan, sevdadan, düşten…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.