YAZARA MAİL GÖNDER Paralel çeteye karşı herkes elele vermeli

YAZARLAR / Bölgeler Yazarları

Seyrediyorlar!
Niye?
Erdoğan yıkılsın diye!
Bu kavga Paralel ile Erdoğan'ın kavgası mı?
Ya da AK Parti ile Fethullah Gülen'in…
Eğer öyle sanıyorsanız…
Yanılıyorsunuz.
Uyanın artık!
Bu memleket davasıdır, memleket.
Ulusal birliğimize kastettiler.
Bugün cezaevinde bulunan polisler, bu halkın seçtiği Hükümetin Başbakanı için 'dönemin başbakanı' diye yazmışsa, herkes gözünü dört açmalı.

***

Memleket Meselesi filminde olduğu gibi yapmalıyız.
Filmin kahramanı Adil Hoca, bir tokatı memleket meselesi yapmayı başardı.
Biz neredeyse öfkemize vatanı peşkeş çekeceğiz.
Emekliliği gelmiş ilkokul öğretmeni Adil Hoca kadar olamadık.
Filmde Adil Hoca kasabadaki genç bir polisten okkalı bir tokat yer.
Gururu fena halde incinir.
Adil Hoca, yediği tokadın peşini bırakmaz.
Zorlu bir mücadeleye girişir ve sonunda da başarır.
Herkesin 'Unut gitsin' dediği polis tokadını, bütün ülkeye duyurarak, 'Memleket Meselesi' haline getirir.
***

Bu da öyle bir meseledir.
Paralelciler, İran benzeri bir planın peşindeydi.
Başarsalardı memleketi sakalsıza teslim edeceklerdi.
Niyet buydu.
Önce dinlediler.
Sonra şantaj yaptılar.
Muhalefeti montajla dizayn ettiler.
CHP Paralel'e teslim oldu.
Onun Meclis'teki sesi oldu.
Binlerce insanı hapishanelerde çürüten
bir yapıdır bu…
İran gibi herkesi vinçlerde sallandıracak kadar da vicdansızdırlar.
Yani mesele millidir.
***

Gülen ile Erdoğan kavgası değildir bu.
Türkiye kavgasıdır!
Onlar devleti ele geçirmeye çalışıyordu.
Erdoğan da engel oldu.
Oyunlarını bozdu.
Eğer müdahale etmeseydi, Gülen tıpkı Humeyni gibi, uçakla gelip Gölbaşı'ndaki saraydan memleketi yönetecekti.
KPSS, ÖSS sorularını onlar çalıp, Paralel örgüte verdi. 'Hak yemedik' diyenler, vatandaşın hakkını böyle yedi.
Memur olmak için çalışanlar mağdur oldu. Örgüt
elemanları ise çalınmış
sorularla devletin köşe başlarını tuttu.
***

Karanlık günlere dönmek istemiyorsak, siyasi tercihimizi bir kenara bırakmalıyız.
'Bu kurtuluş savaşıdır' dedi Erdoğan.
Aynen öyledir.
Siyasi hırsların bir kenara bırakılacağı gün bugündür.
Adil Hoca gibi yapmalıyız.
Yediğimiz tokadın peşini bırakmamalı, el ele vermeliyiz.
Mesele sandığımızdan da ciddidir çünkü.
Dinlenenleri, devlet sırlarının kimlere satıldığını görün artık…
***

Çete ile mücadele edebilecek tek kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti kadrolarıdır…
Erdoğan olmasaydı, olabilecekleri düşünmek bile istemiyorum.
Mahremimize girdiler.
Yatak odamızı dikizlediler.
Şantaj ve kumpas kurdular.
Çok can yaktılar çok…
***

Ayşenur Arslan iyi bir gazetecidir ama gözünü maalesef hırs bürümüştür.
AK Parti'ye oy verenlere 'Cahil' diyerek, ayıp etti.
Daha da kötüsü yandaşlarını silahlı mücadeleye çağırdı.
Bu çağrı Paralel İhanet Çetesi'ne yarar…
İlk önce de Ayşenur Arslan gibileri yer.
Yine de hatırlatayım dedim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.