Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kırklareli'nde bir tuvaletçiyle yaşadığı çarpık ilişkinin sonucu gazeteci Haydar Meriç ile ağzını tutamayan o tuvaletçiyi öldürten Fetullah Gülen, şerefsizce Erdoğan'a dil uzatmaya devam ediyor.
Güya ölmesi için ona büyü yapılmış…
Cumhurbaşkanı'na yönelik çirkin iftiralarını yabancı basına karşılığı yazdıran Gülen, aslında sapıklığını gizlemeye çalışıyor.
"Ölümüm için 10 defa büyü yaptılar. Fakat ben ölmedim" diyor… Milleti kandıracağını sanıyor sümüklü P.İ.Ç.

***

Fetullah Gülen çok cins biridir.
Hiç evlenmedi.
Niye?
Şimdi çöktü ama gençliğinde fena sayılmazdı.
Bugün bile bir kadın müridiyle pekala evlenebilir.
Niye evlenmedi ki?
Farklı bir tercihi olduğu için olabilir mi?
Bekarlığını önceleri dini taassubuna bağlamıştık…
Ama gazeteci Haydar Meriç'in iddiasını duyduktan sonra fikrim değişti.
Yurt dışındaki okulları için de, 'Ne güzel Türkiye'yi tanıtıyor' demiştik önce.
Karadeniz'in horonunu, Ankara'nın misketini, Ege'nin zeybeğini oynayan Çinli çocukları görünce mutlu olmuştuk.
'Ayağında kundura' türküsünü seslendiren Hintli çocuğa ise bayılmıştık…
Ama madalyonun arkasını düşünmemiştik hiç.

***

Bu sapık adam meğer o türküleri çocuklara, dünyanın gözünü boyamak için söyletmiş… Nasıl bir vicdansız olduğunu ise 15 Temmuz kalkışmasında gördük…
Darbe girişiminde 250'ye yakın şehit verdik.
Bin 500 civarında da yaralımız var.
Hep merak ederdim milletin yatak odasında ne aradığını… Bunu iki şeye yorardım;
Birincisi tehdit ve şantaj için o görüntüleri kullandığına, İkincisi de sapıklığına…
Nitekim 1966 yılında vaizlik yaptığı Kırklareli Hızırbey Camisi'nin tuvaletçisiyle ilişki yaşadığı iddiaları onun bir sapık olduğunu ortaya koydu.

***

Gazeteci Haydar Meriç kılı kırk yarmış Hızırbey Camisi'nin tuvaletçisini bulup onunla konuşmuştu… İlişkiyi de belgelemişti…
Ağzı gevşek tuvaletçi bunu 1966'da da konuşmuş olmalı ki Fetullah Gülen Kırklareli'nden erken ayrıldı.
Bir yılın ardından İzmir Kestane Pazarı Camisi'ne atandı.
Yıllar sonra bu gerçeği ortaya çıkaran gazeteci Meriç öldürüldü… Bu iddiaları kanıtlayan ses kaydı elindeydi çünkü… O tuvaletçiyi de boğdular… Meriç'in cesedi, 2011 seçimlerinden 20 gün sonra Düzce Akçakoca sahiline vurdu.
Balıkçılar cesedi, geçmişte Hizbullah'ın kullandığı 'domuz bağı'yla bağlanmış şekilde buldu.
FETÖ'cü savcı ise cinayetin soruşturmasını kelalaka bir konuyla, tarihi eser kaçakçılığı üzerinden yürütmüştü.
5 yıl sonra dosyanın raftan indirilmesiyle, cinayeti FETÖ'cü polislerin işlediği ortaya çıktı.

***

FETÖ, Ensar Vakfı'nı da diline çok doladı.
Peki onun ışık evleri masum muydu?
O evlerde kalan çocukların örgüte olan bu bağlılığının sebebi neydi?
Devleti niye satmışlardı?
Ne vardı bu evlerde?
Ya da neler olmuştu?
Fetullah Gülen, ışık evlerinde kalan çocuklarla yaşanan gayri ahlaki ilişkileri de kayda aldırmış olabilir miydi mesela?
Hâkim çıkmış, savcı çıkmış, subay çıkmış adamların devletine ihanetinin arkasında böyle bir korku yatıyor olabilir miydi?
FETÖ'şün tuvaletçiyle ilişki yaşadığı iddiasına bakınca 'Neden olmasın?' diyesi geliyor insanın…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER